Okul terkleri, umutsuz gençlik ve çöküşün eşiğindeki gelecek
Eğitim-Bir-Sen tarafından yayımlanan "2025 Yılı Eğitime Bakış: İzleme ve Değerlendirme Raporu", Türkiye'nin eğitim sisteminde yaşanan dramatik gerilemeyi ve gençliğin içine düştüğü derin umutsuzluğu çarpıcı rakamlarla gözler önüne seriyor.
Bir ülkenin en büyük sermayesi olan insan kaynağının, eğitim sisteminden koparak belirsizliğe sürüklenmesi, sadece akademik bir başarısızlık değil; toplumsal ve ekonomik bir beka meselesidir.
Raporun verileri, ortaöğretim kademesindeki kan kaybının ve "kayıp bir nesil" tehlikesinin artık kapıda değil, evin içinde olduğunu kanıtlıyor.
10 çocuktan 1'i okulu bırakıyor
Türkiye'de eğitim sisteminin en temel göstergelerinden biri olan okullaşma oranları, son iki yılda korkutucu bir ivmeyle geriledi.
Özellikle 14-17 yaş grubundaki net okullaşma oranının 2023'te yüzde 94,5 seviyesinden, 2025'te yüzde 86,4'e kadar düşmesi, sistemin çocukları okulda tutamadığının en açık göstergesidir.
Daha da çarpıcı olanı, 14 yaşında ortaokulu bitiren her on çocuktan birinin liseye devam etmeyerek eğitim hayatına veda etmesidir.
Ortaöğretim zorunlu eğitim kapsamında olmasına rağmen, bu yaştaki çocukların yüzde 13,6'sının sistem dışında kalması, denetim mekanizmalarının ve eğitim politikalarının iflas ettiğini göstermektedir.
Öğrenci sayısındaki düşüş sadece belirli okullarla sınırlı kalmamış, ilkokul hariç tüm kademelere yayılmıştır.
2016 yılında okul öncesi kademesinden ortaöğretime (lise) kadar yaklaşık 17,6 milyon olan toplam öğrenci sayısı, 2025 yılına gelindiğinde 18 milyonun üzerine çıkması beklenirken, bir önceki yıla göre 750 binden fazla azalarak gerilemiştir.
Okul terklerinin yüzde 62 gibi devasa bir oranla ortaöğretim kademesinde........
