menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkler Osmanlı'da hamaldı

29 0
13.08.2026

En son söyleyeceğimi ilk başta ve tüm inancımla ifade etmek isterim.

Şayet Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı, Türk'ün yaşadığı bu coğrafya, kesin olarak Hristiyanlığın egemenliğine girecekti.

Nasıl ve neden mi?

Tarafsız gözle yazıyorum, lütfen tarafsız gözle okuyunuz.

Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında genel okur-yazar oranı oldukça düşüktü.

Tarihsel kaynaklar ve ilk nüfus sayımı verilerine dayanan genel kabul, okuma-yazma oranının erkeklerde yüzde 7, kadınlarda ise binde 4 civarında olduğunu göstermektedir.

Koca Osmanlı'da Türk, sadece askerlik hizmetlerini yerine getiren ve gayri Müslüm tebaanın ayak işlerini yapan hamal olarak görülüyordu.

Yeniden Osmanlıcılık rüyaları gören marjinal bir kesimin cehaletine ise, söyleyecek söz bulamıyorum.

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethettiğinde, neden bu şehrin isminin halen daha Konstantinopolis olarak kalmaya devam ettiğini, iyi analiz etmek gerekir.

Ve asıl gerçek fethin Atatürk döneminde gerçekleştirildiğini ve bu tarihten sonra şehre İstanbul isminin konulduğunu, tüm yönleri ve boyutlarıyla çok iyi anlamak icap eder.

Abdülmecit ve oğlu Abdülaziz'in İngiliz Hristiyan GARTER tarikatına üye olduğunu ve nedenlerini, bu aşamadan sonra verilen sınırsız imtiyazların asıl gerekçelerini, satır satır incelemek gerekir.

Abdülhamit döneminde başlayan ve 42 yıllık esaret şeklinde devam eden ve fakat son anlaşmaların bittiği tarih itibariyle, 47 yıllık bir sürece yayılan Düyun-ı Umumiye döneminde resmen yok sayılan ev sahibi Türklerin, adeta hamal yerine konduğunu asla unutmamak lazımdır.

Abdülhamid devrinde Batılı konsoloslarının kendi bakanlıklarına gönderdiği ticari ve sosyal raporlarda, Türk halkının yoksullaşırken azınlıkların zenginleştiğini net bir dille itiraf etmiştir.

Bu tespiti içeren en meşhur elçilik ve konsolosluk raporlarından öne çıkanlar şunlardır:

1. İngiliz Konsolosluk Raporları (British Consular Reports)

Konsolos James Henry Skene'in 1860'larda, Londra'ya gönderdiği raporlarda, Müslüman Türklerin sürekli askerlik görevi nedeniyle tarlalarını bırakmak zorunda kaldığını, gayrimüslimlerin ise bedelli askerlik parası ödeyerek ticaret ve tarıma kesintisiz devam ettiğini belirtir.

Raporunda şu ifade yer alır:

"Hristiyan........

© Yeni Mesaj