Susuzluk kader mi, yoksa tercih mi?
Ülkemizin her yerinden yaz boyunca kuraklık ve su kaynaklarının tükendiği haberleri yapıldı durdu. Baraj doluluk oranları düştü, göller çekildi, dereler kurudu.
Bir zamanlar suyla anılan bölgeler bile artık tasarruf çağrılarıyla gündeme geliyor.
Yağmur beklenirken çatlak topraklar çoğaldı, tarım etkilendi, günlük hayat sessizce ama derinden değişti.
Susuzluk, uzak bir ihtimal olmaktan çıkıp kapımızı çalan bir gerçeğe dönüştü.
Vahşi sulama ve nüfus artışının da etkisi ile, mevsimsel yağışların küresel ısınma ile azalması birleşince ülke git gide susuzluk krizine girdi.
Sorun artık yalnızca bugünü değil, yarını da tehdit eder hale geldi.
Su kaynakları kendini yenileyemeden tüketiliyor.
Geri dönüşümün de etkin bir şekilde kullanılmaması yüzünden banyo, tuvalet ve mutfakta kullanılan su ile içme suyu olan tatlı suyu aynı yerden kullanmak, sularımızın azalmasına katkı sağlanıyor.
Yeniden kullanılabilecek sular hiçbir ayrım yapılmadan boşa harcanıyor.
Yağan yağmur suyunu göller ve........
