On Yedinci Sözdeki Mahmud kim? (3)
Üstad, -zihinler bulanmasın diye- “Âşık olduğu Ayaz adlı has adamından ayrılan Sultan Gazneli Mahmud gibi, sevgililerinden ayrılan âşıkların…” şeklinde bir açıklama cihetine gitmemiş.
İyi de Fârisî mısrada açıkça “Ayâzî” denmiş. Bediüzzaman, Türkçe açıklamasında bunu niye perdeliyor?
Gazneli Mahmud – Ayaz arasındaki muhabbet, klasik edebiyatımızda çokça işlenmiş. Mevlânâ’dan Ferîdüddin Attar’a, Nâbî’den Şeyh Galib’e kadar meşhur edip ve mutasavvıflar mezkür muhabbete bîgâne kalmamış, bunu tasavvufî cephesiyle işlemişlerdir.
Bediüzzaman, Fârisî mısrada açıkça isim vererek telmih ettiği bir kişiyi Türkçe açıklamasında niye perdelemiştir?
Fârisî metni okuyabilen ve mânâsını anlayan zevâtın mutlaka bir tasavvufî müktesebâtı vardır. O müktesebat penceresinden bakıp mevzu edilen aşkın beşerî, süflî bir aşk olmadığını anlar, arka planda kastedilen mânâlara ulaşabilirler.
Káhir ekseriyeti değil Farsçayı, Kur’ân’ı dahi okuyamayan Süfyan çarpığı günümüz insanının aynı müspet çıkarımları yapabilmesi mümkün mü?
Bundan olmalı, Üstadımız Fârisî mısrada açıkça ifade ettiği Ayaz ismini Türkçe açıklamada anmamış. Fakir, Osman Körükçü kardeşimin, “Mısradaki Mahmut, hangi Mahmut acaba?” sualini araştırırken lutf-ı İlâhî bir intikal ile Ayaz’ı farkedince “Hangi Mahmud?” olduğunu anlayabilmiştim.
Hülâsa Üstadımız, Gazneli-Ayâz kıssasını hatırlatacak bir tercümeyi tercih etmemiş, Fârisî mısrâyı, Ayaz’dan geçtik Sultan Mahmud’un bile hangi Mahmud olduğunu perdeleyecek şekilde açıklamış:
“Yani Sultan Mahmud gibi mahbubundan ayrılmış bütün âşıkların........
