menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Başarı ve huzurun anahtarı

11 19
07.02.2026

Maruz kalınan aksi bir davranış ya da haksız bir muamele insanı çileden çıkarmaya yetebilir. Nefsimize ne kadar zor gelirse gelsin, böylesi bir durumda sabır prensibine yapışıp tahammül gösterirsek sadece muhatabımız değil, en çok kârlı çıkan biz oluruz. Sabırsızlığımızın faturası ise gönül kırmalardan, çatışma ve kavgalara belki daha ileri boyutlarda olaylara götürebilecektir, bizi.

Sabır, durum ve şartlara göre olgun davranmak, tahammül etmek, sebat göstermek hoşgörülü olabilmektir. Geniş anlamıyla sabır kişinin kendisini sürece bırakması ve süreci iyi yönetmesinin adıdır. Sakin olmak, acelecilikten kaçınmak, olumsuzluklarla baş etmek, yerine göre affedici olmak sabrın ikizleri ya da çok yakın akrabalarıdır.

Sabrın zengin anlam kümesini düşündüğümüzde, genetik karakterimiz ne olursa olsun, insan olarak hepimizin yaratılışında “sabretme” özelliğimizin bulunduğu, dolayısıyla sabrın evrensel bir değer olduğu fikrine rahatça ulaşabiliriz. Şu kadar var ki kişilik özelliğimize ve içinde bulunduğumuz şartlara bağlı olarak bu özelliğimizi “aktif tutma derecesinde” farklılıklar ortaya çıkabiliyor. İşte büyük insaniyet olan İslâm; bu özelliğimizin, her şeyden........

© Yeni Asya