menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Afşin-Elbistan’da bir nefeslik adalet arayışı

4 0
24.04.2026

Burası sadece haritada bir nokta değil; toprağın bereketinin kömür karasıyla, ekmek kavgasının ise yaşam hakkıyla çarpıştığı bir "Araf". Afşin ve Elbistan, yıllardır Türkiye’nin enerji ihtiyacını sırtlanan devasa bir bacanın gölgesinde, nefes almanın bedelini ömründen eksilterek ödüyor.

Özelleştirme sonrası "kâr marjı" ile "insan canı" arasındaki o ince çizgide, ne yazık ki yine sermayenin soğuk yüzü kazandı. Tüm uyarılara, bilimsel raporlara ve feryatlara rağmen takılmayan filtreler, bölge halkı için birer mühendislik detayı değil; doğrudan birer infaz fermanı gibidir.

Afşin-Elbistan'da Yaşayanlar İçin "Ekmek mi, Nefes mi?" İkilemi!

Bölgedeki en acı çelişki tam da burada düğümleniyor: Santral, binlerce insan için tek iş kapısı. İnsanlar, çocuklarının rızkını kazandıkları o bacadan çıkan zehrin, yine o çocukların ciğerlerini yaktığını bilerek susmak zorunda kalıyor. Bir yanda maddi imkânsızlık, diğer yanda sağlık felaketi... Bu mecburiyet hali, devleti yönetenlerin üzerine en büyük sorumluluğu yükleyen noktadır. Vatandaşını ekmeğiyle canı arasında seçim yapmaya zorlayan bir sistem, bazılarınca maalesef kader gibi kabul ediliyor.

GÖRMEZDEN GELİNEN UYARILAR

Maden-İş Sendikası ve Genel Başkanı Nurettin Akçul, bu konuda uzun süredir dik bir duruş sergiliyor. Sadece işçinin hakkını değil, bölge halkının yaşama hakkını da savunarak, "Bu santraller modernize edilmeli, filtreler takılmalı" diyor. Ancak bu ses; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koridorlarında yankılanıp kayboluyor.

Termik santrallerin çevreye yaydığı partikül maddelerin ve kükürt dioksitin zararları, bugün artık tartışmaya kapalı bir gerçektir:

Tarım Arazileri: Kül yağmurları altında verimini kaybeden topraklar.

Tarım Arazileri: Kül yağmurları altında verimini kaybeden topraklar.

Su Kaynakları: Yeraltı sularına karışan ağır metaller.

Su Kaynakları: Yeraltı sularına karışan ağır metaller.

Halk Sağlığı: Türkiye ortalamasının katbekat üzerinde seyreden kanser ve solunum yolu hastalıkları.

Halk Sağlığı: Türkiye ortalamasının katbekat üzerinde seyreden kanser ve solunum yolu hastalıkları.

Afşin ve Elbistan halkı, "Santral kapansın, aç kalalım" demiyor; "Santral çalışsın ama bizi öldürmesin" diyor. Eski teknolojiyle, filtre takmadan, maliyeti düşürmek adına doğayı ve insanı talan eden bu anlayışa artık bir "dur" denilmesi şarttır.

Yılın 365 günü süren bu tehdit, sadece bölge halkının değil, Türkiye’nin vicdan meselesidir. Bakanlıkların; sendikanın ve halkın sesine kulak tıkaması, gelecekte telafisi mümkün olmayan ekolojik ve insani yıkımlara davetiye çıkarmaktadır.

Sonuç olarak; enerji üretmek elbet önemlidir ancak hiçbir enerji kaynağı, bir çocuğun sağlıklı bir nefesinden daha değerli değildir. Filtre takmak bir lütuf değil, anayasal bir zorunluluktur. Afşin ve Elbistan’ın üzerine çöken o kara bulutların dağılması için, Ankara’nın artık bu sessiz çığlığı duyması ve denetim mekanizmalarını tavizsiz işletmesi gerekmektedir.

Hukuk devletinde varsa bir eksik ya da yanlış; sessiz kalmak, bu adaletsizliğe ortak olmaktır.

#YeşilVatan ülküsünde en önemli etken temiz ve yaşanabilir bir çevredir.


© Yeni Ankara