menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kur’an öğretmek laiklik adı altında yasaklanmıştı

83 5
22.02.2026

Kur’an öğretmek laiklik adı altında yasaklanmıştı

İçerisinde Rutkay Aziz ve Müjde Ar gibi “saygın” aydınların bulunduğu 168 imzalı bir Laiklik Bildirisi, Ramazan-ı Şerif’in arifesinde bir tartışmayı ateşledi. Aslında benzer bildiriler 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra ara sıra arz-ı endam etmişti. Nitekim 1994 yılında İstanbul Üniversitesi’ne mensup 1035 öğretim elemanı dinin politikaya alet edilmemesini isteyen bir başka laiklik bildirisine imza atmıştı. 

İyi de bu laiklik niye dinin politikaya alet edilmesine karşı çıkar da politikanın dine alet edilmesine sesini çıkarmaz? Kaldı ki Türkiye’de politikanın dine tahakküm etme, yasaklama, cezalandırma tarihi ciltlerce kitap yazılsa tükenmez bir hazinedir. Ve bunun ezan yasağından Hacca gitmenin men edilmesine kadar uzanan bol vesikalı bir günah galerisi uzanır önümüzde.     

Mesela 2016 yılında kaybettiğimiz Cemal Tunca hocayı tanır mısınız?

1935 yılında Sakarya’da, Açmabaşı köyünde doğmuş. Babası Fatih Medresesi’nde okurken seferberlik ilan edilince Sarıkamış’a gidip esir düşmüş. İstiklal harbine katılmış. Şapka kanunu çıkınca şapkayı başıma koymayayım diye ordudan ayrılmış. Orada mimlenmiş. Sen misin şapkayı boykot eden?. Dermiş ki: “1 sene Ermenilerin, 2 sene de Rusların esaretinde kaldım. Harb ettim, madalya kazandım, memleketi kurtardık. Ama ondan sonra çektiklerim bana Ermeni ve Rus zulmünü unutturdu.” 

1973’te 97 yaşında vefat etmiş babası. Cemal hocanın anlattıkları “Laiklik bildirisi” adı altında bu ülkede dinini yaşamak, daha doğrusu diniyle beraber yaşamak isteyen milyonlara açılmış bir savaşa geçmişten tutulan bir ayna. Dinlerken insanın boğazı düğümleniyor ister istemez. 

“Babam köyün hatibiydi. Ezan okumak için tahtadan bir minareye çıkardı. Ben de babamla beraber çıkıyordum. Babam “Tanrı uludur! Tanrı uludur!” der. Bakar, aşağıda tahsildar var mı? Jandarma var mı? Ondan sonra “Allah’u ekber! Allah’u ekber!” der, sonra “Şüphesiz bilirim bildiririm Tanrı’dan başka yoktur tapacak!” der, ardından “Eşhedü enla ilahe illallah…” Böyle ezan okurdu. 

Bir bayram sabahı vatandaşın biri kalkmış “Allah’u ekber! Allah’u ekber” diye ezan okumuş. Babamı yakalayıp götürdüler. Bir hafta karakolda dayak yedi.

Öyle bir sistem kurmuşlardı ki, çocuğa casusluk yaptırıyorlardı. Jandarma köye geliyor, yakalıyor bir çocuğu, “Al bakalım sana bir şeker” deyip........

© Yeni Akit