Nüfusun yarısı antidepresan mı kullanacak?
Nüfusun yarısı antidepresan mı kullanacak?
Kadına, çocuğa ve hayvana yönelik şiddet haberleri neredeyse her gün karşımıza çıkıyor. Artan tahammülsüzlük, öfke patlamaları, toplumsal gerilim ve giderek yaygınlaşan psikolojik sorunlar, toplumda bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteren önemli işaretler. Antidepresan kullanımındaki artış da bu tablonun dikkat çeken göstergelerinden biri. Ancak mesele yalnızca ilaç kullanımının artması değil; insanların giderek daha fazla kaygı, mutsuzluk, yalnızlık, umutsuzluk ve gelecek korkusuyla mücadele etmek zorunda kalması. Bu tablo yalnızca Türkiye'ye özgü değil. Dünyanın birçok ülkesinde antidepresan kullanımında belirgin bir yükseliş yaşanıyor. Türkiye'de ise kullanımın artmasında, toplumun bu ilaçlarla geçmişe kıyasla daha fazla tanışmasının yanı sıra ruh sağlığı konusunda farkındalığın yükselmesi de etkili. Ancak rakamların ötesinde düşünmemiz gereken daha büyük bir soru var: Neden bu kadar mutsuzuz? UZMANLARIN UYARISI Uzmanlar, günlük yaşamın getirdiği geçici mutsuzluk ile klinik depresyonun birbirine karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekiyor. İnsanın zaman zaman kırgın, üzgün, isteksiz veya keyifsiz olması hayatın doğal bir parçası. Ancak bu belirtiler uzun süre devam ediyor; kişi günlük yaşamını sürdürmekte zorlanıyor, hiçbir şeyden eskisi kadar zevk almıyor, enerjisini kaybediyor ve umutsuzluk giderek derinleşiyorsa profesyonel destek gerekebilir. Majör depresyon; çökkün ruh........
