Hamalın elinde dünyalık olarak bir küfe ve ipten başkası yoktu!
"Ey ahali! Ey insanlar! Hepinizin yakinen tanıdığı, bildiği; şehrimizin en zengini, en itibarlısı Veli Ağa vefat etti!.."
Şark tarafında zengin ve varlıklı bir ağa ölmüş. Haberciler ve tellallar şehrin sokaklarına yayılıp elleri kulaklarında:
“Ey ahali! Ey nas! Ey insanlar! Ey halk!"
Sesi duyan olduğu yere çakılıp kalıyor.
"Hepinizin yakinen tanıdığı, bildiği; şehrimizin en zengini, en itibarlısı Veli Ağa vefat etti! Ey Ümmet-i Muhammed! Kabirden pek korkan ağamızın mühim bir vasiyeti var! Ey nas! Ahiret hayatına alışabilmesi için, vasiyeti üzere, yardımcı aranıyor. Kim gönüllü olarak mezarda geçireceği ilk gecede ona eşlik ederse, Veli Ağa’nın servetinin yarısı ona verilecek. Duyduk duymadık demeyin!”
Tellalların onca bağırıp çağırmalarına rağmen kimse bu enteresan teklife talip olmaya cesaret edemiyor. Yorgun ve dertli hamal, kir pas içindeki üstüne-başına, yer yer kopmuş küfesine ve yıpranmış ipine baktı. Bütün serveti işte gözünün önünde duruyordu. Elinde dünyalık mal olarak bir küfe ve ipten........
