menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlber Ortaylı ve tartışmalar!

132 0
20.03.2026

Geçtiğimiz cuma günü ünlü tarihçi İlber Ortaylı vefat etti. Ortaylı’nın bilhassa Fatih haziresine gömüleceğinin haberi üzerine çok büyük bir tepki de beraberinde geldi. Bu denli büyük tepki pek çoklarını şaşırttı. Ancak bendeniz buna zerre kadar şaşırmadım. Zira uzun bir süredir tepkilerin odağında bulunuyordu.

Elbette tarihçiliği, renkli kişiliği ve yıllardır gündemden düşmeyen söylemleriyle haklı bir ilginin odağındaydı. Bazıları onun yeri doldurulamayacak derecede büyük bir tarihçi olduğunu dile getirip durdular. Ancak tanınmış ve etkili isimlere baktığımızda bunların sayısı şöhretine göre fazla değildi. Kendisini iyi tanıyan ilim âleminin bazı simaları da ağır sayılabilecek tenkitlerden geri durmadılar.

Peki bir ilim adamı için bu denli büyük tepkinin sebebi ne idi? Asıl bu noktanın fikredilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim. İlber Bey’i övenler hep Halil İnalcık Hoca ile birlikte ve neredeyse eş değer andılar. Oysa ilmi ve akademik çalışmalar açısından açıkçası İlber Bey Halil Hoca’nın yarısı etmez. Halil Bey bu konuda eserleri ve eserlerinin ciddiyetiyle Ortaylı’nın fersah fersah ilerisindedir. Popülerlik konusunda ise İlber Bey Halil Bey’i beşe ona katlamıştır. Halil Bey popüler söyleme İlber Bey’e göre hem geç katılmış hem de muhtemelen sevememiş ve genelde uzak durmayı tercih etmiştir. İlber Hoca ise bu üslubu seviyor ve insanların hoşuna gidecek şekilde kullanıyordu.

Şunu bilmek gerekir ki her ikisini de halk nazarında parlatan FETÖ olmuştur. Tarihî alandaki üst düzey tanınmışlıkları dolayısıyla onların bu yönü hep görmezden gelinmiş ve sümen altı edilmiştir. FETÖ’nün bazı tarih tezlerine ve faaliyetlerine her ikisi de alet olmuştur. Bilhassa Halil İnalcık Hoca’nın “Osmanlı Kayı boyundan değildir” tezi tam bir FETÖ organizasyonu idi. Bunu defalarca söyleşilerimde, yazılarımda hatta eserlerimde dile getirdim.

İlber Hoca'nın ülkemizde geniş kesimler tarafından tanınması ise 1999 yılı ile başladı. Osmanlının kuruluşunun 700. yıl dönümü münasebetiyle büyük programlar yapılacaktı. Ancak bu sırada 28 Şubat diktasının hem siyaset hem de akademi üzerinde ezici bir tahakkümü vardı. Dolayısıyla kuruluşun 700. yıl dönümü cılız sempozyumlara hasredilmişti. İşte bu devrede İlber Hoca birçok TV kanalına çıktı. Kendine has üslubuyla Osmanlıyı anlattı.

Zor zamanlarda konuşanlar veya konuşturulanlar bir anda kahraman yapılır. Meral Akşener’i de düşünürseniz mevzu daha iyi anlaşılır. Çıktığı TV programlarında yaptığı Osmanlı övgüsü toplumda tanınıp sevilmesine yol açtı. Üslubu, yorumları ve hakikati dile getirmesiyle insanlar İlber Hoca'ya ayrı bir değer verdi.

Sonrasında AK Parti iktidara geldiğinde Topkapı Sarayı’na başkan yapıldı. Bu hâl onun daha da tanınmasına, güçlenmesine sebep oldu.

Topkapı Sarayı başkanlığından inişi ile birlikte bambaşka bir İlber Ortaylı dönemi başlayacaktı.

Ortaylı’nın popüler yönü bir tarafa bırakılırsa bir kısım etkin insanların onun hakkında, “büyük ilim adamı idi” şeklindeki övgüleri çok hamasi kaldı. Zira İlber Bey bu konuda akademi camiası içerisinde çok........

© Türkiye