menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren emsal karar: Patronun küfrü bumerang gibi döndü!

39 0
saturday

"Ekmek teknesi" dediğimiz iş yerleri, sadece rızık kapısı değildir. İnsanın izzeti nefsiyle şerefiyle alın teri dökerek çalıştığı birer yaşam alanıdır.

Ne var ki kimi zaman yetkiyi elinde tutanlar, kibri ve öfkeyi rehber edinip işçinin şahsiyetini hiçe sayar. "Marifet iltifata tabidir" derler; fakat iltifat bir yana, ağır hakaretler ve şiddet boy gösterdiğinde adalet kapısını çalmak kaçınılmaz olur. İşte Yargıtay’ın önüne gelen bu çarpıcı olay, tam da bu haysiyet ve şeref mücadelesini gözler önüne sermektedir.

Bir işçi, yıllarca emek verdiği şirket bünyesinde güvenlik görevlisinden direktörlüğe kadar yükselmiştir. Ancak gün gelir; işverenin ağır sözleri, galiz küfürleri ve eşyaya yönelen öfkesi bardaktan taşan son damla olur. Yılların emeği, ödenmeyen işçilik alacak ve tazminatları ve kırılan gurur mahkemeye taşınır.

DAVACININ HİKÂYESİ: 22 YIL SONRA KOPAN İP

Davacı, 1998’de işe girdi. Önce güvenlik personeliydi. Sonra güvenlik şefi oldu. Güvenlik müdürü, idari işler müdürü derken son iki yılda direktör ünvanıyla çalıştı. Alışveriş merkezlerinde güvenlik, temizlik, tadilat ve onarım işlerini yürüttü. Günde üç merkeze bakıyordu.

Sabahlara kadar süren mesailer, bayramda seyranda durmaksızın devam eden çalışmalar ve hak edilen izinlerin kullandırılmaması... "Canı çıkanın hakkı kalmasın" misali, gece saat 24.00’lere varan tempolu bir çalışma hayatı sürmüştür.

Ancak işin mali boyutu bir yana, bardağı taşıran asıl mesele insani muamele eksikliğidir. Davacı, işverenin ağır hakaretlerine ve toplum içinde rezil edilme çabalarına maruz kalmıştır. Sonunda haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmiş; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil alacakları ve en önemlisi maruz kaldığı ağır hakaretler için manevi tazminat talebiyle dava açmıştır.

PATRON: "SEN ÜST DÜZEY YÖNETİCİSİN, FAZLA MESAİ ALAMAZSIN!"

Davalı İşveren suçlamaları kabul etmemiştir. Zaman aşımı def’inde bulunmuşlar ve davanın reddini istemişlerdir. İşverenin iddialarına göre:

Davacı işçi 29 Haziran 2020 tarihinde kendisi istifa etmiştir.

2013-2020 yılları arasında üst düzey yönetici (operasyon yöneticisi) olarak çalışmıştır.

Asgari ücretin çok üzerinde bir maaş aldığı için fazla mesai talep edemez. Kendi çalışma saatlerini kendisi belirlemektedir.

İşçi daha önce başka davalarda tanıklık yaparken haftalık 45 saati aşan........

© Türkiye