Yerel seçimler öncesi CHP’nin kullandığı ana argümanlarından biri sığınmacılardı.

Afyonkarahisar, Bursa, Bolu gibi illerin belediye başkan adaylarının söylemlerinden en büyük vaatlerinin Suriyelilere ait iş yerlerini kapatmak olduğu anlaşılıyordu.

CHP’li belediye başkan adaylarının arasında kazanması durumunda illerindeki sığınmacı sayısını sıfırlayacağını söyleyen bile vardı.

***

CHP’nin sorunla düşmanlığı birbirine karıştırarak söylem geliştirdiği sığınmacılar meselesindeki bu tutumu genel seçimler öncesiyle de uyumluydu.

Hatırlarsanız Bay Kemal de Cumhurbaşkanı olması durumunda en önemli önceliklerinden birinin Suriyelileri memleketlerine göndermek olduğunun altını çiziyordu.

Yine o günlerde Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı olarak meydanlarda arzıendam eden Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ikilisi de Bay Kemal’le aynı söylemde birleşiyor, biri 10-20, diğeri 30-40 yıl sonra sığınmacıların ülkemize büyük sorun olacağını iddia ediyordu.

***

Genel seçimler sonrası CHP verdiği bu sözleri gerçekleştirecek imkânı bulamadı.

Fakat yerel seçimler sonrası kazanılan belediyeler aracılığıyla bu fırsatı yakaladı, yakalamakla da kalmadı değerlendirdi.

Arapça tabelalar yasaklandı, sığınmacıların işlettiği dükkanlar mühürlendi.

***

Verdikleri sözleri unutmalarıyla meşhur CHP’li belediye başkanlarının kolları sıvayıp vaatlerini gerçekleştirmeye başlamaları ilginçti ama daha tuhaf hadiseler yaşandı.

Bir yandan sığınmacılara karşı söylemlerini eyleme geçiren CHP’liler diğer yandan sosyal medyadan dolaşıma soktukları eski ifadeleriyle aslında mültecilere karşı olmadıklarını kanıtlamaya çalıştı.

CHP’li Veli Ağbaba’nın “Suriyeli sığınmacıların Türkiye’de kalıcı oldukları kabul edilmelidir. Mülteci statüsü verilerek entegre edilmelidir” sözleri ile yine başka bir CHP’li Selin Sayek Böke’nin 1951 Cenevre Sözleşmesine atıfta bulunarak Suriyelilere vatandaşlık verilmesi gerektiğini anlattığı ifadelerin yer aldığı açıklaması dolaşıma sokuldu.

***

Yetmedi…

CHP’nin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Gökan Zeybek, Arapça tabelaları kaldıran belediyelerin uyarıldığını, toplumda mültecilere yönelik kötü algıların artmasına neden olan uygulamaları terk edeceklerini açıkladı.

Peki, ne olmuştu da CHP’liler birden bire sığınmacılar konusunda u dönüşü yaptı?

***

CHP’lilere ne olduysa Türkiye’yi ziyaret eden Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier ile görüşmelerinden sonra oldu.

Steinmeier, özellikle Ekrem İmamoğlu’nun kulağına ne üflediyse CHP’liler bir anda sığınmacılara karşı olmadıklarını hatırladı.

Böylece CHP, söz konusu Batı’nın verdiği ödevleri gerçekleştirmek olunca neler yapabileceklerini Almanya sevdası üzerinden haykırdı.

QOSHE - Almanya sevdası… - Burak Özcan
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Almanya sevdası…

35 16
05.05.2024

Yerel seçimler öncesi CHP’nin kullandığı ana argümanlarından biri sığınmacılardı.

Afyonkarahisar, Bursa, Bolu gibi illerin belediye başkan adaylarının söylemlerinden en büyük vaatlerinin Suriyelilere ait iş yerlerini kapatmak olduğu anlaşılıyordu.

CHP’li belediye başkan adaylarının arasında kazanması durumunda illerindeki sığınmacı sayısını sıfırlayacağını söyleyen bile vardı.

***

CHP’nin sorunla düşmanlığı birbirine karıştırarak söylem geliştirdiği sığınmacılar meselesindeki bu tutumu genel seçimler öncesiyle de uyumluydu.

Hatırlarsanız Bay Kemal de Cumhurbaşkanı olması durumunda en önemli önceliklerinden birinin Suriyelileri memleketlerine göndermek olduğunun altını çiziyordu.

Yine o günlerde Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı olarak meydanlarda arzıendam eden Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ikilisi de Bay Kemal’le aynı söylemde birleşiyor, biri 10-20, diğeri 30-40 yıl sonra........

© Türkgün


Get it on Google Play