SESSİZ TANIK: ZİHNİ AŞMAK - 4
Dönüşüm ve İçsel Devrimin Anatomisi
Zihni susturmak isteyen çoktur. Bastırmak, kaçmak, görmezden gelmek… Ama tüm bunlar zihne hâlâ enerji vermektir. Çünkü zihni reddetmek, onu kabul etmek kadar bağlayıcıdır. O hâlde zihni aşmak ne demektir?
Zihni aşmak, onu reddetmek değil; onun işleyişini tüm açıklığıyla görüp, artık onun sınırları içinde yaşamamaktır. Bir düşüncenin geldiğini fark etmek ama ona bağlanmamaktır. Zihnin tanımlamalarına ihtiyaç duymadan bir varoluş hâline geçmektir. Bu, büyük bir kopuştur. Bu, zihinle kurduğun bağı çözüp onun ötesine adım atmaktır. Bastırmak tepki üretir, aşmak kendini bulmaktır.
Değişim ve Dönüşüm Arasındaki Derin Fark
Değişim, yüzeyde olur. Eski yapının içinde yeni renkler gibidir. Oysa dönüşüm, yapının kendisini yerle bir eder. Zihin, değişimi sever; çünkü kendini koruyarak yenilenir. Ama dönüşümden korkar; çünkü dönüşüm geldiğinde zihin artık merkez olamaz.
Bir insanın değişmesi, onun hâlâ zihinsel çerçevede kalabileceğini gösterir. Diyet yapabilir, kitap okuyabilir, yoga öğrenebilir. Ama tüm bunları yine zihniyle yapar. Dönüşüm ise zihinle yapılan bir eylem değil, zihni arkada bırakma hâlidir. Zihin orada olabilir ama artık belirleyici değildir.
İşte bu yüzden dönüşüm, sessiz bir devrimdir. O devrimde ne slogan vardır ne takvim. Ama insanın iç dünyasında zamanın dışına taşan, sarsıcı bir yön değişimi gerçekleşir. Bu farkı görmek, gerçek içsel uyanışın ilk........
