menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DEVRİMİN İNSANA TEMASI

9 2
03.01.2026

Dokunuşun Ve Bakışın Hafızası

Sıcak dokunuşlar ve kendini bilen bakışlar…

Bir insanın, bir kentin, bir yaşamın hakikati tam da burada başlar. En son girdiğimiz ev, en son dokunduğumuz insan, en son yürüdüğümüz sokak ve mahalle; hepsi bizden bir iz alır ve bize bir iz bırakır. Bu iz bazen huzur olur, bazen gerginlik, bazen de adı konulamayan bir ağırlık.

Asıl mesele şudur:

Hiç girmediğin bir evden, hiç dokunmadığın bir insandan, hiç yaşamadığın bir yaşamdan neşe ve huzur sesi yükseliyorsa bu bir tesadüf değildir. Bu, bireysel bir iyi halin ötesinde, içsel ve bütünlüklü bir devrimin gerçekleştiğine işaret eder.

Çünkü hakikat yalnızca temas edilen yerde durmaz; temas edilmemiş alanlara da sızar. Bir bakışın, bir duruşun, bir varoluş halinin sessiz ama etkili yayılımıdır bu.

Kentin Dili Ve Politik Hafızası

Kentler nötr değildir.

Her kent, üzerinde yaşayan insanların bilinç düzeyini, korkularını, umutlarını ve ilişkilenme biçimlerini taşır. Sokaklardan yükselen sesler, kentin politik hafızasını ele verir. Neşe varsa, bu yalnızca bireysel mutluluk değildir; ortak yaşamın hâlâ mümkün olduğuna dair bir işarettir.

Bir mahallede insanlar birbirine temas edebiliyorsa, kapılar yalnızca kilitlenmek için değil açılmak için de varsa; orada politika, kürsülerden değil yaşamın içinden konuşur.

Bu noktada ekolojiyle ekonomi birbirinin karşıtı olmaktan çıkar. Çünkü yaşamın bütünlüğüne insan yerleştiğinde, üretim de tüketim de anlamını........

© Tigris Haber