ÖZBEKİSTAN GEZİ NOTLARI: 6 (Son Bölüm)
ÖZBEKİSTAN GEZİ NOTLARI: 6 (Son Bölüm)
(09.10.2025, Perşembe, Taşkent)
Gece dinlendik. Arkadaşların bir kısmı bugün dönecekler. Türkiye’den gelenlerin ise çoğu Cuma günü dönecek. Gezi etkinliklerine rahat katılalım diye hem Cumartesi dönecek şekilde hem de gidiş ve dönüş birlikte olsun diye İzmir ve Manisa ekibi aynı gün ve aynı uçaktan bilet almıştık, Azerbaycan Hava Yollarından. Otelimizde 619 numaradayız. Begcan bey ile yazışmıştık, bizi almaya gelecek özel arabası ile. Önce yakındaki Timurlular müzesine gideceğiz. Müze otelimize yakın bir yerde. 13.00 gibi geliyor ve aracını uygun bir yere koyup yürüyoruz. Etraftaki bir eczane dikkatimizi çekiyor. Burada eczaneye “darıhane” deniyor. Ama ilk hece oldukça yuvarlak okunuyor, “o”ya yaklaşan bir şekilde. Darı, ecza, ilaç demek; hane ise ev. Begcan bey ile bunu konuşuyoruz. Bir örnek cümle istiyoruz; “Dr. hangi darı yazdı?” diyor. Dr. hangi ilacı yazdı? demek. Bu arada “Piyoda yuramiz” diyor. Piyade, yaya; yuramız ise yürürüz demek. Müzeye yaya yürürüz, diyor. Yolda “kaldırıma” Özbek Türkçesinde “yolak” dendiğini de öğreniyoruz. Aklımıza hemen bir türkü geliveriyor. “Evlerinin önü yoldur, yolaktır” Müze, piyade (yaya) beş dakika mesafede. Piyade bizde askerlikte halen kullanılıyor ve “yaya asker” anlamında. Müzenin giriş kapısını bulamıyoruz. Kapalı sanıp dönecekken bir kişi sağ taraftaki zeminden giriliyor deyince müzeye giriyoruz.
TİMURLULAR MÜZESİ VE BİR YALNIZ GEZGİN: OKAN BEY
Özbek Türkçesi ile “Amir Temur va Temuriylar Tarixi Davlat Muzeyi”, Türkiye Türkçesi ile ise “Emir Timur ve Timurlular Tarihi Devlet Müzesi” olarak bilinen müze, 1996 yılında Emir Timur’un doğumunun 660. yılı vesilesiyle açılmış. Timurlular dönemine ait tarih, sanat, mimari ve yazılı eserler sergileniyor. Binanın mimarisi, zarafeti çok güzel. İçeride Timur ve dönemiyle ilgili çok sayıda tablolar var duvarlarda. O döneme ait kıyafet ve savaş araçları ile binaların maketleri var içeride. İçimden müze daha zengin olabilirdi diye geçiriyorum. Ancak daha sonra öğrendiğim, yakınlarda olan fakat bizim gitmediğimiz Özbekistan Milli Müzesinde (Özbekistan Devlet Tarih Müzesi / O‘zbekiston Tarixi Davlat Muzeyi) yaklaşık 250 bin eser olduğunu öğrenince bu düşüncemi geri alıyorum. Başkent Taşkent’te sekiz büyük ve önemli müze bulunuyor, diyor kaynaklar.
Kapıyı bulamamış, herhalde kapalı, yarın gelelim diye ayrılmak üzereyken genç bir adam bize selam veriyor. Türkiye Türkçesi ile konuşmamızı duymuş.
KULALI
Nerelisiniz? dedi önce; Manisa, diye cevaplıyoruz. Tekrar neresinden diye devam edince ilçemizi söylüyoruz. Onun da Kulalı olduğunu öğreniyoruz. Burada ne yapıyorsunuz soruma, geziyorum, diyor. İstanbul’da polis memuru imiş. Hive, Buhara, Semerkant ve Taşkent’i tek başına gezmiş. Nasıl planladınız, kalacak yeri nasıl buluyorsunuz? sorularım üzerine anlatıyor: Önce videolardan buraları gezenleri çokça izlemiş ve dinlemiş. Notlar almış. Vardığım şehirde taksiciye “Beni güvenilir, temiz bir otele veya pansiyona götür” diyorum. Hesaplı temiz yerleri buluyorum, diyor. İyi planlama, merak ve cesaret el ele. Takdir ediyorum. Günlük tutuyor musunuz? soruma şaşırıyor, hayır diyor. Yaşadığınız tecrübeleri, bilgileri başkaları da öğrense iyi olmaz mı? cümleme doğru, haklısınız diye karşılık veriyor. Demek ki bunu hiç düşünmemiş. Vedalaşıyoruz.
ESKİ TAŞKENT’E GİDİYORUZ / İSLAM MEDENİYETLERİ MERKEZİ
Timurlular Müzesizden çıkıp Eski Taşkent bölgesine gidiyoruz, Begcan beyin arabası ile. Yolda ABD’nin ünlü Cola markalarının ülkede ne kadar yayıldığına bir kez daha tanık oluyoruz. Bizden bir farkları kalmamış. Beslenme, algı, batı kültürü böyle taşınır diye düşünüyorum. Çünkü bunlar bayrak markalar. Cola dediniz mi ABD demenize gerek kalmıyor zaten; o hep arkada. Orada tanıştığımız bir öğretmen, derslerimde “Cola’dan önce sağlığınız için, sonra da ona verilen paranın İsrail’e destek anlamına geldiğini bilerek uzak durun” dediğini söylüyor bize. Eski Taşkent bölgesindeki evler, binalar koruma altına alınmış. Devlet desteği ile sokaklar, evler aslına uygun olarak yenileniyor ve gezginciliğe hazırlanıyor. Pek çok işçi ve ustayı bölgede çalışırken görüyoruz. Bölgede henüz ticari faaliyet başlamamış. Bir yıl içinde tamamlanacak gibi. Resimler çekiyorum. Sokaklardan geçerek bir meydan alana ulaşıyoruz. Karşıda yüksek, güzel tarihî binaya benzer bir yapı dikkatimizi çekiyor. Burası nedir soruma, Özbekistan İslam Medeniyeti Merkezi / O‘zbekiston Islom Sivilizatsiyasi Markazi diyor. Yeni yapılmış, tamamlanmaya çalışılıyormuş. Cumhurbaşkanının sık sık buraya gelip incelemeler yaptığını söylüyor.
KURANI KERİM’İN HZ. OSMAN NÜSHASI BURADA
İslam Sivilizatsia Merkezi (İslam Medeniyetleri Merkezi) henüz açılmamış. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev / Shavkat Mirziyoyev da eserin tamamlanması ile yakından ilgileniyormuş. Eski Taşkent bölgesinde, yapılmakta olan eski tarihî vasıfları olan mahallenin evleriyle, yollarıyla aslına uygun şeklide, tarihî kimliğini bozmadan çağdaş teknolojiler de kullanılarak yenilenmekte oluşunu takdirle gözledik. Tabii ki bütün bu faaliyetler devlet desteği ile olmakta imiş. İslam Medeniyetleri Merkezi henüz açılmadığı için ziyaret edemiyoruz. Etrafı dâhil hummalı bir şekilde faaliyet gözleniyor. Önündeki toprak alanlarda büyük bir küme/ocak halinde boylanmış bakımlı mis kokulu reyhan bitkisi ile karşılaşıyoruz. Dokunup kokusunu hissetmek güzel. Begcan bey, bunları özellikle köylerde hacethanelerin (tuvalet, hela, WC) yakınlarına dikilir ki kokusu fayda sağlasın diyor. Ayşe hanım da böyle süs için dikildiğini görmemiştim diye ekliyor. Bu merkezin inşa edildiği yer Hast İmam (Hazreti İmam) Külliyesi bölgesinde. Dünyaca meşhur Hz. Osman Mushafı , bugün Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te, Hz. İmam Külliyesi’nde (Barakhan Medresesi) korunmaktadır. Bu nüsha genellikle “Semerkand Mushafı” veya “Taşkent Mushafı” olarak bilinir ve İslam dünyasının en eski Kur’an el yazmalarından biri kabul edilir. Hatta bu nüshada Hz Osman’ın şehit edilirken bulaşan kanının izi de vardır, denir. Ama rivayet tabii ki. Hz. Osman döneminde çoğaltılan mushaflardan biri olduğu düşünülür. Rivayete göre Şam mushafı, Timur tarafından Semerkand’a getirilmiş, daha sonra Petersburg, Ufa ve Türkistan üzerinden 1924’te Taşkent’e taşınmış diyor kaynaklar. Biz burayı ziyaret edemedik.
Merkez, klasik bir müzeden çok bilim–kültür külliyesi niteliğindedir. Burada tarihî el yazması hadis, fıkıh, kelam gibi Buhârî, Tirmizî, Mâturîdî geleneğine ait yazmalar ve tasavvufi eserler yar alıyormuş. Tabii ki eski Kuranı Kerim nüshaları da. Salonlara verilen adlar da anlamlı. Türkistan âlimleri salonları; İmam Buhârî, İmam Tirmizî, İmam Mâturîdî, Zemahşerî, Birûnî, İbn Sînâ gibi. Bu isimler İslam medeniyetinin akıl ilim merkezli yüzüyle sunulur. Bilim ve Medeniyet Bölümünde; Astronomi, matematik, tıp, coğrafya; Uluğ Bey rasathanesi ve Orta Asya bilim mirası; maketler ve dijital anlatımlar varmış. Mimari ve şehircilik için de; Semerkant, Buhara, Hive’deki medreseler, camiler, külliyeler ve İslam şehir modeli minyatürler ve diğer sanatlarla anlatılıyormuş. Çünkü biz içine giremedik, henüz açılmamıştı.
HAZRETİ İMAM (HAST İMAM) KÜLLİYESİ
İslam Medeniyetleri Merkezinin hemen bitişiğinde tarihî bir camii var. Özbekistan’da buraya Hast İmam (Hazreti İmam) Külliyesi diyorlar. Burası Hast İmam olarak bilinen, Taşkent’in en saygın din âlimlerinden Ebubekir Muhammed Kaffal Şaşi’nin (ö. 10. yüzyıl) hatırasına verilen isimdir. Bugün Taşkent’teki “Hast İmam Külliyesi” onun mezarı etrafında şekillenmiş ve Özbekistan’ın en önemli dinî kültürel merkezlerinden biri. Oraya doğru yürüyoruz. Yerleşkenin ön cephesinin önünde geniş bir alan var; taş döşeli. Sağda ve solda 3-4 tane nar suyu satan satıcı/esnaf var. Sağ ilkinden nar ile portakal suyu karışımı istiyoruz. Bardağı 75000 Som, yani 267 TL. Nefisti. Portakal nereden geliyor soruma, Mısır diye cevaplıyor satıcı. Avluya giriyoruz, muhteşem. Kısa süre sonra ikindi ezanı okunmaya başladı. Tarzı; sade ve hoş. Caminin içi enine geniş dikdörtgen şeklinde. İç süslemeleri çok güzel. Caminin arka tarafında Özbekistan İslami Hizmetler Başkanlığı (Bizdeki Diyanet İ.B.) mevcut; iki katlı güzel bir bina. Din hizmetlerinin devlet denetimli ama idari ve mali yönden müstakil olduğunu daha........
