ANKARA’NIN KAYBOLAN SESLERİ “Bir Mahalle, Bir Dönem, Birçok Hatıra”
“Bazı şehirler binalarıyla, bazıları meydanlarıyla hatırlanır. Ankara ise bir zamanlar sokaklarında yankılanan sesleri, kerpiç evlerinin avlularını, komşuluk ilişkilerini ve insanın içine işleyen yaşanmışlıklarıyla da hafızalarımızda yer edinmiş bir şehirdir.”
“Bir Zamanlar Ankara’da Hayat Sokaklarda Akardı”
Bir zamanlar Ankara’nın sokaklarında hayatın kendine özgü bir sesi vardı.
Sabahın erken saatlerinde evlerin kapıları açılır, avlularda günlük işler başlar, komşular birbirine seslenirdi. Dar sokaklarda çocukların koşuşturmaları, kapı önlerinde oturan kadınların sohbetleri, esnafın dükkânını açarken çıkardığı sesler birbirine karışırdı. Her sokağın, her mahallenin, hatta günün her saatinin kendine özgü bir ritmi vardı.
Sokaklardan geçen satıcıların sesleri bu hayatın ayrılmaz bir parçasıydı.
Hallaçlar, kalaycılar, eskiciler, sülükçüler, yumurtacılar, dondurmacılar, koz helvacılar, horoz ve elma şekercileri, bileyciler…
Her biri kendi mesleğinin temsilcisi olmanın ötesinde, her birinin kendine özgü bir sesi, bir çağrısı, bir hikâyesi vardı. Yaşadıkları dönemin gündelik hayatına renk katan insanlardı. Sesleri uzaktan duyulur, mahalle sakinleri onları seslerinden tanırdı. Kimi bir ihtiyacı karşılar, kimi çocuklara küçük bir mutluluk sunar, kimi de yalnızca varlığıyla sokağın alışılmış düzenini tamamlardı.
Onların çağrıları, bugünün insanına belki sıradan birer sokak sesi gibi gelebilir. Oysa bizim kuşağımız için bu sesler, çocukluğun, gençliğin ve bir daha geri gelmeyecek günlerin işaretleridir.
Bir sokak satıcısının sesi duyulduğunda yalnızca bir ürünün satışı başlamazdı; mahallenin gündelik hayatına ait küçük bir sahne yeniden canlanırdı. Bugün o seslerin çoğu yok. Sokak sesleri de sokak lezzetleri de birer birer kayboldu.
Onlarla birlikte bir yaşam biçimi, bir alışkanlık ve şehrin ortak hafızasını oluşturan nice ayrıntı da sessizce hayatımızdan çekildi.
Sadece sokak satıcıları mı kayboldu?
Evler, bahçeler, çeşmeler, dar sokaklar ve koskoca mahalleler de zamanla hayatımızdan çekildi. Bir zamanlar çocukların oynadığı avluların, komşuların kapı önlerinde sohbet ettiği sokakların yerini apartmanlar aldı. Bahçeli evlerin yerini beton yapılar, mahalle meydanlarının yerini taşıtlarla dolu caddeler aldı.
“Ankara Evleri: Bir Mimariden Daha Fazlası”
Eski Ankara’yı hatırladığımızda gözümüzün önüne yalnızca sokaklar gelmez. O sokaklara........
