menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsviçre’nin “tarafsızlık” dâvâsı: Blocher’le birlikte kimler kaybetti?

19 0
28.09.2026

Avrupa başkentlerinin yakından izlediği İsviçre’deki 27 Eylül tarihli halkoylamasında karar çıktı. Sağ-popülist İsviçre Halk Partisi’nin (Schweizerische Volkspartei) yanı sıra kimi marjinal sol örgütlerce de desteklenen ve bir nevî “hamiliği” yapılan halk inisiyatifi yüzde 70 civârında bir oranda reddedildi.

“Savaşa Hayır. İsviçre’nin tarafsızlığı için EVET” sloganıyla egemenlikçi “Pro Suisse” oluşumunun yürüttüğü kampanya, İsviçre Anayasası’nda hâlihazırda yürütmeye elastikiyet sağlayan bir tarzda işlenmiş olan “tarafsızlık” ilkesini “dâimî” kılarak katılaştırmayı hedefliyordu.

Oluşum, inisiyatif metnini 2022’de imzaya açmış ve halkoylamasına gidilmesi için yeterli sayıda imzayı toplamıştı. Metin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgâlini ve İsviçre’nin Rusya’ya karşı Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarına katılma kararını müteakip kaleme alındığından kamuoyunda “Rusya yanlısı bir tarafsızlık anlayışı tahkim etmeye çalışmak”la eleştirildi.

Doğrusu bu eleştiri, metnin zamanlaması ve içeriği dikkate alındığında pek de haksız sayılmaz. Nitekim kampanyanın daha ilk günlerinde Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova’nın inisiyatifi selâmlaması, girişimin Moskova açısından neden cazip görülebileceğine ilişkin tartışmaları daha da harladı.

Halkoylamasına sunulan inisiyatifin içeriğinde “tarafsızlık” ilkesini anayasal düzlemde “dâimî” kılmanın yanında bir de İsviçre’nin ileride herhangi bir askerî ittifaka dâhil olmasının önüne set çekiliyor, BM kararları müstesna üçüncü ülkelere yönelik ekonomik yaptırım uygulamasını da menediyordu.

Kampanyanın yükünü bizzat 85 yaşındaki eski Halk Partisi lideri ve milyarder iş insanı Christoph Blocher sırtladı. Blocher’in İsviçre sağ-popülizmindeki sembolik ağırlığı yadsınamaz. Parti’yi ülkenin “birinci partisi” mevkiine kendisi taşıdı. Üstelik 2004-2007 aralığında Federal Konsey üyeliği yaptı. Her ne kadar 2018’de parti-içi resmî görevlerinden ayrılmışsa da son “tarafsızlık” halkoylamasındaki “evet” kampanyasının toplam bütçesinin iki milyon frangı aşan kısmını doğrudan kendisi karşıladı.

Öte yandan Blocher’in bugün kızının başında olduğu aile şirketinin – “aile şirketi” dediğimize bakılmasın, küresel bir kimya devi gerçekte – Rusya ve Çin gibi ülkelerle önemli ticarî ilişkileri mevcut. Dahası, şirketin yaptırım kararlarının ardından da Rusya ile ilişkilerini sürdürmesi – başta kamu yayıncısına bağlı Swissinfo olmak üzere – muhtelif medya mecralarında irdelendi. Çin’le olan ticâret ise çok daha kapsamlı. Yarın-öbür gün Çin’in de benzer yaptırımlara muhatap edilmesi ihtimali karşısında, Blocher’in kendi “şahsî menfaatleri” doğrultusunda bu inisiyatifi desteklediği tezi, pek çok İsviçreli siyasetçi tarafından kampanya boyunca........

© Serbestiyet