Mahzun Kardeşe İthaf
Bak kardeşim,
Elbet bazen gözlerin buğulanabilir, âlemine ince ince hüzün damlayabilir.
Elbet bazen hiç işitilmeyebilir, anlaşılmayabilir ve dahi sükûtun sahilinde nefeslenmek isteyebilirsin.
Elbet bazen hüznün bile yetim kalabilir.
Elbet bazen buz parçası olan enaniyetini şahs-ı manevide eritmek zannıyla ehadiyet cilvelerinin üzerini örtmen beklenebilir.
Elbet belli kalıplarda şekillenmen, belli renklerle boyalanman istenebilir.
Güzel uğraşların, seni heyecanlandıran meşgalelerin vardır. Tam da oralardan Rabbine yaklaşmaya sırlı yollar uzanır. İşte buralardan tenkit nazarına maruz kalabilirsin. Yani tam da kendiliğin üzerinden, yani Rabbinin sende vedia bıraktığı mehasinlere açılan emanetlerden yana yara alabilirsin.
Bazen aynalara dönük muhabbetlerinin cezasını şahıslar üzerinden yaşayabilirsin. O aynaların kırılmasıyla ellerin kanayabilir.
Bazen içinde kanat çırpan güvercinin kanatları incinebilir. Orada bir yerde sessiz sessiz ağlayan bir çocuk saklarsın.
Gel kardeşim,
De ki kaderin adaletine fetva verdiren kusuratım ziyadedir. Önce onlarla enfüsi yüzleşeyim, istiğfar makamına samimane itiraflarımla yüz süreyim.
De ki bazı acıların başı........
