İyi misin(iz)
Dizi veya filmlerde garibime giden bir replik var: Rol gereği adam kaza yapıyor veya kurşun yiyor veya yüksekten düşüyor gibi gibi.
Etrafındaki veya yakını yerde yatanı sarsa sarsa soruyor: “İyi misin? Nolur gözlerini aç, cevap ver, iyi misin?”
Ya Hû!… Adam can çekişiyor, belkide son saniyeleri. Sen “iyi misin?” diye niye soruyorsun.
Yerde yatan kalkıp; “Heee çok iyiyim ama canım can çekişmek istiyor” dese yeridir yani.
Teşbihte hata olmasın, yok yok isterse olsun…. Hali pür melâlimiz tam da bu…
Doğduğumuz andan itibaren yanlışlarla iç içeyiz. Kan kaybediyoruz.
Terbiye sınırları kalkmış. Edeb yâd ellerde. Vefa sahiden eski bir semt adı olarak kalmış. Nezaket, nezafet, empatiyi ara ki bulasın.
İbadet, uhuvvet, muhabbet, hüsn-ü misal, takva, günahlardan içtinap her biri tek başına birer yazı konusu.
Farz, sünnet, vacip, nafile nedir diye sorsan bilmeyecek milyonlar var.
Zekat, sadaka, infak, teavün, tesanüt dini içerikli kitaplarda öğrenilmeyi, yaşatılmayı bekliyor.
Faiz, kumar, içkiden korkarken, uyuşturucu bataklığı günden güne........
