menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Araplar Tarihin Dışında Kalmış Bir Millet mi?

38 0
11.09.2026

Araplar Tarihin Dışında Kalmış Bir Millet mi?

Araplar Tarihin Dışında Kalmış Bir Millet mi?

Arapların tarihten çıkış yaptıklarını, tarih dışı kaldıklarını Faslı bir Arap olan Hassan Aourid, “Mekke’ye Kanmak” kitabında kendisi söylüyor.

Birleşmiş Milletler’in (BM) resmî kayıtlarına göre dünyada yirmi iki Arap ülkesi var: 

Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Irak, Yemen, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Lübnan, Filistin, Kuveyt, Umman, Katar, Bahreyn. 

Afrika’da Mısır, Cezayir, Sudan, Fas, Tunus, Libya, Moritanya, Cibuti, Somali, Komorlar Birliği. 

Yine kayıtlara göre bu ülkelerde toplam 500 milyon Arap nüfus yaşıyor. 

Üretilen petrolün yüzde 25-30’u Araplara ait ve GSMH’da zenginlikleri 10 trilyon dolara varıyor. 

Peki nüfus, coğrafya, zenginlik ve tarihi geçmiş olarak bu kadar önemli olan Arapların günümüzde uluslararası siyaset, ekonomi, kültür, askerî, ilmî vs sahalarında niçin hissedilir bir ağırlığı yok? 

Yıkılmakta olan bir devletten (Abbasiler) hem fetih hem muhteşem bir kültür ve medeniyet çıkaran (Endülüs) bir millet niye bir Japonya kadar olamamıştır? 

Diyelim ki Osmanlı Devleti’nin hâkimiyeti altında iken varlık göstermelerine Türkler mani oldu. Osmanlı Devleti hâkimiyetinde iken kültür, ilim, sanat, teknoloji alanlarında meydana getirdikleri birikim Osmanlı’ya mal edildiği için Arapların marifetleri bilinmez, tanınmaz oldu ve bu birikim Türklerin hanesine yazıldı. 

Peki, aradan geçen 100 yılda Araplar ne ürettiler, tarihe nasıl müdahale ettiler, o zamandan beri tarihte niye yoklar? 

Türkiye,  Osmanlı Devletinin yıkılışı ile tarihten çıkarılması kararlaştırılmış bir millet idi. Ancak Millî Mücadele ile Türkeli’ni vatan olarak elinde tutmayı başaran Türklerin Müslüman kimliği ile tarihte olması, tarihe müdahalesi istenmedi. Türkiye (Türkeli), Misak- ı Millî’den vazgeçerek tarihe müdahale edemez. Türkiye’nin tarihe dahil olması Misak- ı Milli ile mümkün olacaktır.  

Son birkaç yıldır zaman zaman siyaset dilinde dolaşıma giren Türkiye Yüzyılı kavramı, Türklerin (Türkiye Türklerinin) tarih dışı kalmaya razı olmadığını gösteriyor. 1 Ağustos 2026’da Irak ile yapılan petrol anlaşması, Suriye’de Şara ile başlayan yeni ilişkiler dönemi, tarihe dahil olmak niyet ve teşebbüsü olarak ele alınabilir mi, bunu önümüzdeki yıllar gösterecek. Fakat Türkiye bu teşebbüsünden emin olmamışa benziyor, zira Şangay Topluluğu’na, AB’ye girmek istiyor, Türk Devletleri Teşkilatının bir gereği olarak Latin alfabesi ortaklığı projesinin yürütücüsü olmaya çalışıyor. İslam Birliği gibi kendini tarihe müdahale imkânı verecek teşebbüslere girmekte çok zayıf davranıyor. 

Eğer Araplar tarih dışı kalmamış olsalardı Türkiye, Müslüman ülke olarak mutlaka o cenahta yer alırdı. Hilafetin hâlâ Türkiye’nin elinde olması bu hususta Arapların gücünü kırmış olabilir mi diye sormakta fayda var. 

Dikkat edilirse yazının girişinden bu yana........

© Perspektif