Yazarı, bestecisi, ressamı... Nerede buluştular
Akıllı saatlerin, telefonların ekranına bakıp günlük on bin adım hedefini tutturup tutturmadığını kontrol etmek neredeyse evrensel bir takıntı haline geldi. Ancak internet üzerindeki güncel bazı sağlık makaleleri, bu sihirli rakamın aslında 1964 yılında Japonya'da bir adımsayar firmasının pazarlama stratejisinden ibaret olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, sağlığı korumak ve kalp krizini önlemek için egzersiz ve yürüyüşün- özellikle de tempolu yürüyüşlerin- son derece önemli olduğunu hararetle savunuyor.
Yani yürümek sağlık için faydalı bir egzersiz. Adımların sayısı hayatımıza epey sonra bir tartışma unsuru olarak girmiş.
Peki, tarihte adımlarını sayan dijital asistanları olmayan, zaten böyle bir derdi de bulunmayanlar, sırf kalori yakmak için mi yollara düşüyordu?
Bunu, hemen herkesin tanıdığı yazar, şair, ressam ve düşünürler üzerinden yanıtlayalım:
Kesinlikle hayır; onlar için yürümek, zihnin kilitlerini açan ve ilham perilerini çağıran en güçlü anahtardı.
Tarihteki dahilere baktığımızda, bazılarının adeta birer yürüyüş maratoncusu olduğunu görüyoruz.
Örneğin edebiyatın efsanevi ismi Charles Dickens, her gün öğleden sonra masadan kalkar ve Londra sokaklarında ya da kırsalda en az üç saat süren tempolu yürüyüşlere çıkardı.
Ünlü besteci Erik Satie'nin rutini de bir o kadar şaşırtıcı; her sabah işçi sınıfı banliyösü Arcueil'den........
