menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mesele Ozan Güven'den fazlası

70 0
30.05.2026

Avrupa'da yüzlerce yıl boyunca binlerce insan ‘cadı’ ilan edilerek yargılandı. Özellikle 15'inci ve 17'nci yüzyıllar arasında kurulan Engizisyon ve cadı mahkemelerinde suçlananların büyük bölümünü kadınlar oluşturuyordu. Kimi zaman kötü geçen bir hasat, kimi zaman açıklanamayan bir hastalık, kimi zaman da bir komşunun şikayeti bir insanın hedef haline gelmesi için yeterliydi. Korkular ve dönemin ahlaki kaygıları belirleyiciydi. Bir kez suçlandığınızda kendinizi savunmanız neredeyse imkansızdı; mahkeme karar vermeden önce toplum çoktan hükmünü vermiş oluyordu.

Fransız düşünür René Girard, bu süreçleri ‘günah keçisi mekanizması’ kavramıyla açıklar. Girard'a göre toplumlar zaman zaman kendi iç gerilimlerini belirli kişiler üzerinde yoğunlaştırır ve ortak bir hedef etrafında birleşir. Modern tarihçiler ve feminist düşünürler de cadı yargılamalarını yalnızca dini ya da hukuki bir mesele olarak değil, kolektif öfkenin ve toplumsal cezalandırma arzusunun tarihsel örneklerinden biri olarak değerlendirir.

Nitekim modern feminist düşünce de uzun yıllardır cadı figürünü sahipleniyor. Özellikle Silvia Federici gibi yazarlar, Engizisyon dönemindeki cadı yargılamalarını yalnızca dini histeri olarak değil, kadınların disipline edilmesi ve toplumsal kontrol altına alınması sürecinin bir parçası olarak yorumladı. Bu nedenle "cadı" figürü feminist literatürde baskıya uğrayan, susturulan ve günah keçisine dönüştürülen kadınların sembollerinden biri haline geldi.

‘Cadı’ figürünün bugün hala güçlü bir sembol olmayı sürdürmesinin belki de en büyük sebebidir bu....

Cadı yalnızca suçlanan kişiyi değil, kalabalığın kendisini de anlatı; korkularını, öfkelerini ve ortak bir düşman yaratma ihtiyacına beden olur.

Aradan yüzyıllar geçti. Engizisyon mahkemeleri tarihin sayfalarında kaldı kalmasına ama günümüzde sosyal medyada kurulan gayriresmi mahkemeler ortaya çıktı. Kararları rahipler değil yüksek sesle konuşan paylaşımlar vermeye başladı.

Oyuncu Ozan Güven'in Kadıköy'de bir kafede otururken bir grup tarafından protesto edildiğini gördük. Bir grup kadın, Güven'in bulunduğu mekanda onu istemediklerini açıkça dile getirdi. Ancak bu, sıradan bir itirazdan çok kişiyi bulunduğu ortamdan çıkmaya zorlayan bir baskı biçimiydi. Görüntülerde Mehmet Aslantuğ ile bir masada oturan Güven’in önüne geçerek “Dışarı” tezahüratı yapılıyor, bazı........

© OdaTV