menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eleştiri kültürüne ne oldu?

10 0
previous day

Sosyal medyada bir YouTuber ile bir yönetmen arasında başlayan ve hızla büyüyen bir tartışma var:

Ekrandaki yapımları eleştirdiği kanalında bir dizinin başrol oyuncusunun fiziksel özelliğini diline dolayan YouTuber, dizinin adını dahi buna uygun olarak telaffuz etmekte bir beis görmüyor.

Bunun üzerine bir yönetmen, oyuncuların fiziksel özellikleriyle alay edilmesini ‘eleştiri değil siber zorbalık’ olarak tanımlıyor. YouTuber ise kendisine yönelik yıllarca yapılan benzer eleştirilerden sitem ediyor, tarzının bu olduğunu söylüyor, ‘daha önce neredeydiniz’ diyor ama laf arasında ‘kırdıklarım olduysa özür dilerim’ ifadesini de kullanıyor.

Bu ilk bakışta sıradan bir sosyal medya polemiği gibi görünüyor olabilir. Ama aslında bu küçük tartışmanın içinde dijital çağın en büyük problemlerinden biri saklı:

Eleştirinin neye dönüştüğü meselesi.

Artık birçok tartışmada insanlar yapılan işi değil, doğrudan birbirini konuşuyor. Oyunculuk, performans, fikirler yerine fiziki özellikler koyuluyor. Üstelik bunu yapanlar çoğu zaman kendilerini ‘sadece eleştiriyorum’ diyerek savunuyor.

Aslında her iki taraf da aynı dijital kültürün farklı sonuçlarını temsil ediyor.

Önce yönetmenin çıkışındaki temel itirazı ele alalım:

Bir insanın fiziksel özelliklerini ti’ye almak eleştirinin tanımına girmiyor. Bir oyunculuk başarısız bulunabilir, senaryo sevilmemiş olabilir ama kişinin bedeniyle, yüzüyle ya da fiziksel özellikleriyle kurulan mizah başka bir yere kayıyor.

Tartışmanın ilginç tarafı tam da burada başlıyor. Çünkü........

© OdaTV