Üç bakanlığın gücü bir holdinge yetmedi!
Düşünsenize… Adam yerin yüzlerce metre altında çalışıyor, ciğerine kömür tozu doluyor, evine ekmek götürmek için canını ocağa koyuyor, sonra maaşını almak için Ankara yollarına düşüyor.
Normal ülkede maaş banka hesabına yatar. Bizde önce polis barikatına çarpıyor, sonra bürokrasi koridorunda kayboluyor. En sonunda “bekleyin, ilgileniyoruz” denilen o meşhur devlet cümlesiyle arada kaynıyor.
Ayıp artık… İşin tadı çoktan kaçtı! Bir yanda aylardır ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları, ihbar alacakları, alın teri, borç, ev kirası, çocuk okul masrafı… Eskişehir Mihalıççık’taki Doruk Maden işçilerinin hikayesi böyle bitmemeli!
Diğer yanda holding, bakanlık, toplantı, taahhüt, protokol, polis, TOMA, kimlik kontrolü… İşçinin alacağı varsa, devletin ona gösterecek barikatı olmamalı!
Madenciler daha önce yer altında açlık grevi yaptılar. Sonra yalın ayak Ankara’ya yürüdüler. Niye? Pahalı saatler, lüks yatlar almak için mi?
Hayır. Kendi parasını almak için… Çalıştığı günün........
