5G’nin logosu geldi kendisi yolda!
Türkiye nihayet 5G’ye geçti. Hayırlı olsun… Zaten memlekette her şey tamamdı, telefonun köşesinde “5G” yazısı eksik kalmıştı. Onu da koyduk. Artık çağ atladık.
Hatta isteyen birkaç çağ birden atladığımızı bile söyleyebilir. Nasıl olsa bu ülkede tabelayı değiştirince içeriğin de değiştiğine inanan ciddi bir kitle var.
Bizde önce 136 ülke 5G’ye geçti, Türkiye 137’nci ülke olarak sisteme dahil oldu. Başlangıcından yaklaşık “7 yıl” sonra… Oha!
Şimdi burada insanın aklına basit bir soru geliyor. Madem bu kadar stratejikti, madem bu kadar önemliydi, madem dijital dönüşümün omurgasıydı, neden yedi yıl geç kalındı?
Zira bizde teknoloji çoğu zaman ihtiyaçtan önce gösteriye dönüşüyor. Vitrin pırıl pırıl ama arka depo rutubet kokuyor.
Devlet, 16 Ekim 2025’te yaptığı ihaleyle 5G için 3 milyar 534 milyon dolarlık bedeli cebe koydu. Yetmedi, 2029’dan itibaren operatörlerin brüt satışlarının yüzde 5’ini ödeme yükümlülüğü de getirdi. Zaten iki operatörün yönetimi Varlık Fonu’nda… Giren çıkan Vodafone’a!
Zamanlama manidar derler ya… 1 Nisan günü açılış yapılması da bize bir şeyler anlatıyor olmalı… Ekranda 5G yazmasıyla gerçek 5G arasında ciddi farklar var.
Nitekim sunulan şeyin önemli kısmı, bildiğin 4G çekirdeğinin üstüne 5G ceketi giydirilmiş hali… Görünüş yeni, mekanizma eski… Doğan görünümlü Şahin bu işin tam tabiri…
Kısacası vatandaşın cebine konan şey “geleceğin teknolojisi” diye pazarlanıyor ama içindeki motor bir önceki kasadan kalma.
Bir de şu “yerli ve milli” meselesi var. Şartnamede “yüzde 60 yerli, yüzde 30 milli ürün olacak” yazıyor. Hatta 7 yıl gecikmenin, dünyada 5G’ye geçen en son ülkelerden biri olmanın sebeplerinden biri de buna bağlanıyor.
Güya bekledik ama boşuna beklemedik. Kendi ekosistemimizi geliştirdik. Peki gerçekten öyle mi? Değil tabii ki!
Şöyle anlatayım size… Dünyada bu işin devleri belli; Ericsson, Nokia, Huawei… Bizim de ULAK var. Olması güzel… Çok iyi paket yapıyorlar.
Dışarıdan parçayı getir, burada vidayı sık, üstüne “yerli malı” damgasını vur. Al sana yerli 5G anteni!
Ya da teknoloji ithalatı kalemlerine bak, cari açığın içindeki elektronik ve haberleşme ekipmanı giderlerine bak, gerçeği zaten orada görüyorsun. Kendimizi kandırmayalım… Biz teknolojiyi hizmet için değil, gösteriş ve vergi toplama aracı olarak seviyoruz.
Önce ihale geliri konuşuluyor, sonra büyük hedefler, sonra yerli milli nutukları… Oysa gelen 5G hâlâ asansörde telefon çekmeyen bir düzenin biraz makyajlanmış hali… Dünya devleriyle yarışacağız diyorlar ama daha bodrum katta konuşamıyoruz telefonla!
Türkiye 5G’ye geçti mi? Evet, geçti. Ama nasıl geçti? Sloganla geçti. Törenle geçti. Reklam filmiyle geçti. (Hele Turkcell’in basketbolcu Shaquille O’Neal ile çektiği reklama bayıldım. Çok başarılı bence…) Sürpriz yok yani bize… Koca koca binaların üzerinde Adalet Sarayı yazıyor ama adaleti gören oldu mu bu topraklarda? Hah işte 5G de biraz o kıvamda!
