menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-İran Geriliminde Dikkat Çeken İddia: ABD Füzelerini Tüketiyor mu?

9 0
previous day

ABD-İran Geriliminde Dikkat Çeken İddia: ABD Füzelerini Tüketiyor mu?

Mühimmat Stoklarına İlişkin Çarpıcı Veriler

ABD ile İran arasındaki gerilim sürerken, savaşın askeri boyutuna ilişkin dikkat çekici iddialar gündeme geldi. Buna göre, ABD’nin özellikle hassas güdümlü mühimmat ve hava savunma sistemlerinde ciddi bir tüketim yaşadığı öne sürülüyor.

Hassas güdümlü füzelerin en az %45’i kullanıldı

Balistik tehditlere karşı geliştirilen THAAD sistemine ait füzelerin en az %50’si tüketildi

Patriot hava savunma füzelerinin yaklaşık %50’si kullanıldı

Tomahawk ve diğer uzun menzilli füzelerde ise %20-30 oranında azalma yaşandı

Bu veriler resmi makamlarca doğrulanmış değil; ancak askeri çevrelerde tartışma yaratmış durumda.

Uzayan Çatışmaların Maliyeti Artıyor

Uzmanlar, modern savaşların artık yalnızca cephede değil, lojistik ve üretim kapasitesi üzerinden de kazanıldığını vurguluyor. Özellikle yüksek teknolojili füzelerin üretimi hem maliyetli hem de zaman alıcı olduğundan, uzun süren çatışmalar stoklar üzerinde ciddi baskı oluşturabiliyor.

Hava Savunma Sistemleri Ön Planda

Özellikle İran’ın balistik kapasitesi göz önüne alındığında, ABD’nin hava savunma sistemlerini yoğun şekilde kullanmak zorunda kaldığı ifade ediliyor. Bu da Patriot ve THAAD gibi sistemlerin hızlı tüketilmesine neden oluyor.

Stratejik Denge Tartışması

Ortaya atılan bu iddialar, savaşın sadece sahadaki askeri güçle değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik kapasitesiyle de ilgili olduğunu bir kez daha gündeme getirdi. Uzun vadede mühimmat tedariki ve üretim gücü, tarafların direncini belirleyen en kritik unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

SONUÇ: SAVAŞ SADECE SAHADA DEĞİL, STOKLARDA KAZANILIR

ABD’nin mühimmat stoklarının azaldığı yönündeki iddialar doğru olsun ya da olmasın, ortaya çıkan tablo önemli bir gerçeğe işaret ediyor:

Modern savaşlarda belirleyici olan yalnızca askeri güç değil, o gücü ne kadar süre devam ettirebildiğinizdir.

Eğer bu tür bir tüketim söz konusuysa, bu durum ABD’nin hızlı sonuç alma stratejisinin zorlandığını ve savaşın uzaması halinde dengelerin değişebileceğini gösterir. Çünkü artık savaşlar, sadece füzelerle değil, o füzeleri yeniden üretebilme kapasitesiyle kazanılıyor.

Dünyanın en büyük askeri gücü olarak sahada olan Amerika, iddialar doğruysa duvara toslamış gibi görünüyor… Tabii ki de Amerika ile birlikte İsrail…

Gazze’de zulüm başlayınca;

“Zulüm ile abad olunmaz”

“Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner”

“Zalim için yaşasın cehennem” dedik…

Şimdi de teolojik saplantılarla hareket eden ve dünyayı savaşa sürükleyen bu Siyonist ve Evangelist kafalar ve beyinlere diyoruz ki:

“Adalet mülkün temelidir ve haksızlık hiçbir zaman karşılıksız kalmaz”

Gazze’de, Batı Şeria’da, Lübnan’da, İran’da zulmetmeyi marifet sayanları bir kez daha uyarıyor ve şöyle diyoruz:

“Mazlumun ahı indirir şahı”


© Mir'at Haber