menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toplumsal Tekabüliyet Delili

13 0
03.01.2026

Tanrı’nın varlığı meselesi insanlık tarihi içerisinde bugüne gelinceye kadar başat tartışma konularından birisini oluşturmuştur. Zira mesele sadece “Tanrı” diye isimlendirilen bir varlığın mevcudiyetini kabul veya reddetmekten ibaret değildir. Aynı zamanda diğer tüm varlıkların bu mevcudiyetle ilintili olması; dolayısıyla Tanrı’nın dikkate alınmaksızın diğerlerinin de değerlendirilmesinde meydana gelecek eksikliğin başgöstermesidir.

Bugün ateizmin arttığı şeklinde bazı argümanlar öne sürülmekte ve hatta farklı ülkelerde ateizme dair istatistikler verilmektedir. Bunlara olabildiğince temkinli bir şekilde yaklaşıyorum; çünkü tüm bunların gerçekten felsefi ve teolojik olarak ateizmi mi ifade ettiği yoksa bir arayışa mı tekabül ettiği net değil. Belki de bir kısmı bir tepkiselliği ve ümitsizliği tanımlamaktadır.

Böyle bir görüşte olmamın ilk sebebi tarihseldir; insanlık tarihi boyunca ateizm oldukça sınırlı bir düzeyde kalmıştır. İkincisi de, insanlar kurumsal dine inançta bazı zaafiyetler yaşamış olsa bile bu bir inançsızlık anlamına gelmemektedir. Benim tezim; insanların bir inanca bağlanmak açısından dindar olduklarıdır. Fakat bu dindarlıkta inancın yöneltildiği varlık ve dine bağlanma düzeylerinin farklılaşabileceğidir. Mircea Eliade çağdaş........

© Milat