Âhiretin Mebusluğu Dünya Mebusluğuna Benzemez
Meb‘us…
Kıyamet gününde Allah tarafından yeniden diriltilen, kabirlerinden kaldırılarak mahşer meydanına sevk edilen insan demektir. Aynı kelime Osmanlı siyaset dilinde milletvekili için de kullanılmıştır. Bu benzerlik tesadüf değildir; bilakis derin bir ikaz taşır.
Bugün “mebus” unvanını aldığı anda korumalarla çevrilen, dokunulmazlık zırhına bürünen, ayrıcalıklı bir hayata geçen kişi; yarın kabirden kaldırıldığında ne koruması olacak, ne makamı, ne de dokunulmazlığı. O gün herkes eşit, herkes yalın, herkes yalnızdır.
Kur’an bu hakikati şöyle hatırlatır:
“O gün insanlar âlemlerin Rabbi olan Allah’ın huzuruna çıkarılır.”
(İnfitâr, 6)
Dünya mebusluğu geçicidir; âhiretin mebusluğu ise kalıcıdır. Dünya mebusluğu alkışlarla başlar; âhiretin mebusluğu sorguyla…
İşte tam da bu yüzden, kıyamet günü millet ya vekiline davacı ya da duacı olacaktır.
Kiminin arkasından mazlumların ahı yükselecek, kiminin arkasından hayır duaları semaya ulaşacaktır. O gün millet; hakkını yedirenle........
