menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Milli Savunma Sanayii

16 0
05.04.2026

Son yıllarda büyük atılımlar yapan savunma sanayiinin bugünlere nasıl geldiğini unutmamak gerekir. Şanlı tarihimizin bazı dönemlerinde dünya çapında rekabet gücüne ulaşmış, bazı dönemlerde ise ithalat ve taklide yönelmiş olan savunma sanayiini kısaca inceleyelim.

Herşeyden önce şunu belirtmekte yarar var. Savunma, sürekli geliştirilen silah ve savaş sanayiinin bir parçasıdır. Daha açıkçası emperyalist ve saldırgan ülkelere karşı korunma ve caydırıcılık gücünü temsil etmektedir. Bunun en belirgin örneği yakın zamanda ABD Savunma Bakanlığı’nın adının Savaş Bakanlığı olarak değiştirilmesidir. Kelimeler önemsiz görünse de arkasındaki zihniyeti ortaya koyması bakımından çok anlamlıdır.

Özellikle kuruluş yıllarındaki Kızılderili soykırımı ve Afrika gibi ülkeleri sömürürken yaptığı katliamlarla sabıkalı olan ABD, İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya’ya attığı iki atom bombasıyla savaş ve saldırganlığın sembolü olmuştur. Yani bir tarafta silah ve savaş sanayii, diğer tarafta caydırıcılık ve savunma sanayii karşılıklı olarak gelişmektedir.

TDV İslam Ansiklopedisi’nde savaş; modern devletler hukuku doktrinine göre “tarafların çıkarları doğrultusunda birbirlerine isteklerini zorla kabul ettirmek amacıyla ve devletler hukukunca öngörülmüş kurallar çerçevesinde iki veya daha fazla devlet arasında........

© Milat