Allah’ın varlığının aklî delilleri- 17
Geçtiğimiz hafta, “Dinî Tecrübe Delili”ni ele almıştık. Bu hafta ise, “Şuur ve Öznel Tecrübe Delili”ni ele almaya çalışacağız inşâallahü teâlâ.
“Şuur ve Öznel Tecrübe Delili” kısaca şudur: İnsan gören, işiten, hisseden, düşünen, seven veya nefret eden ve bütün bunların farkında olan şuurlu bir varlıktır. Dolayısıyla burada öznel bir deneyim söz konusudur.
Elbette beyindeki değişiklikler insanın algılarını, hafızasını, duygularını ve davranışlarını etkiler. Ancak bu fizikî süreçleri açıklamak mümkün iken, o süreçlerin etkisinin insan tarafından nasıl yaşandığını ve deneyimlendiğini açıklayamıyoruz.
İnsanın çocuklukta sahip olduğu beden ile bugün sahip olduğu beden aynı şey değildir. Evet, artık; görünüşü, düşünceleri ve duyguları büyük ölçüde değişmiştir. Fakat insan, çocukluğundaki bir hatırayı “ben bunu yaşadım,” diyerek sahiplenir. İşte konumuzun odak noktasında bu “ben” vardır.
Üstelik insan, sadece geçmişini hatırlayan bir varlık da değildir. Çünkü o, geleceği de düşünür, karar verir, pişman olur, ümit eder, dua eder, sevgi besler, iyilikten dolayı huzur duyar ve kötülükten vicdanî sıkıntı yaşar.
İşte bu noktada ruh meselesi ortaya çıkmaktadır. Şuur, benlik ve öznel tecrübe gibi insanın en temel iç yaşantılarını yalnızca maddî bedenin özelliklerine indirgemek........
