Cami ve Sosyal Hayat
“Müminlerin erkekleri de kadınları da birbirlerinin yardımcılarıdır. Onlar; iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler…” Tevbe, 9/71.
Camiler ve mescitler ruhu olan nefes alıp veren mekânlardır. Bir mü’min için hayatın kalbinin attığı yerdir. Namazın, duanın, ibadet ve zikrin yanında gönüllerin aynı safta buluştuğu, kardeşlik ve dayanışmanın güç kazandığı sosyal ve kültürel hayata yön verdiği mekânlardır. Peki, bizler caminin hangi merkezindeyiz?
Camiler ve Din Görevlileri Haftası vesilesiyle ön plana çıkan “Cami ve Sosyal Hayat” teması, günümüzde üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur. Çünkü Camilerimiz, tarihsel olarak sadece ibadet mekânları olmanın ötesinde, toplumsal hayatın tam merkezinde yer alan dinamik yapılardır. Nitekim Hz. Peygamber’in (s.a.v.) inşa ettirdiği Mescid-i Nebevi; ibadetin yanı sıra eğitimin sürdürüldüğü, sosyal dayanışmanın örgütlendiği, toplumsal meselelerin ve güvenlik politikalarının karara bağlandığı çok işlevli bir merkezdi.
Buna karşın günümüzde, camiyi hayattan ve toplumdan soyutlamaya çalışan, bireyleri kendi içine kapalı bir yaşam nizamına iten bir anlayışın öne çıktığı........
