Resul Emrah Şahan yazdı: 24 Mayıs’a içeriden bakmak
Okur görüşleri Siyaset
Son güncelleme: 26 Mayıs 2026 -
Resul Emrah Şahan yazdı: 24 Mayıs’a içeriden bakmak
Dün için yapılacak çok analiz, söylenecek çok söz var. Bir yol arkadaşım yazmış bugün, “28 Şubat’ımızı yaşıyoruz” diye. İşin özü budur. 28 Şubat, dönemin iktidarının, halka vesayetle eliyle, orantısız imtiyazlarla yaptığı bir zulümdü. Ama sonrasında Türkiye’nin siyasi iklimini tepeden tırnağa şekillendirdi. Aynı rotadan geçiyoruz. Halklaşan bir CHP’ye, sivilleşen ve Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeniden kurucu tabanını yaratacak bir siyaset yürüyüşüne müdahale bu. 28 Şubat’ta askeri vesayet, bugün için iktidarın orantısız tedbir uygulamaları… Tedbir devletinin tüm bileşenleri, CHP binasına polisle, gazla, müdahaleyle giren yapının ta kendisidir.
Genel Başkan Özgür Özel’in yürüyüşünün simgeleşen anları ise Türk siyasi tarihine geçecek ve üzerine sayısız yazı yazılacaktır. Ama işin özeti siyaset halklaşacak, sivilleşecek ve Cumhuriyet’i yeni yüzyıla hazırlayacaktır. Bize hangi zulümleri, hangi eller, hangi işbirlikçilerle yaparsa yapsın, inanın fark etmez. Konu artık ne bizlerin tutukluluğu ne de bir partinin geleceğidir. Cumhuriyet’in yeniden biçimlenişinin sonuçlarıdır. Tüm siyasete, demokrasiden yana, birlikten yana tüm yapılara bu zeminde birleşme sorumluluğu veriyor bu dönem. Olan biten her şeye taktiksel yaklaşan, oy hesabı yapan her kim olursa, milletle olan makasını açacak ve yeniden inşada var olamayacaktır. En net olan tablo budur.
İşin bu derin analiz kısmını önümüzdeki günlerde daha uzun yazarım. Ben size tutuklu bir belediye başkanı, aileden, çocukluğundan itibaren bu partinin geleneğiyle büyümüş, eski genel başkanının bizzat tavsiyesi üzerine şehir plancı olmuş bir Emrah Şahan’ın 24 Mayıs’ını anlatayım.
Sabah sekizde sayıma kalktım. İki gündür hastayım. Sağlık burada en dikkat edilecek iş biliyorum. Tayfun yıllarca görüşçüsü olduğumda hep bunu söyledi. İnsan on iki metrekarede tek başına hasta olunca, biraz da benim gibi evin tek oğlu nazı varsa biraz zor geçiyor. Ama ilgileniyorlar. Revir, ilaçlarım, eksiğim yok. İlk iş televizyonu açtım. CHP Genel Merkezi önündeki durum çok bildik hikâye. İstanbul İl’den şerbetliyiz. Şişli’den zaten alışkınız. “Genel Merkez’e de yapamazlar herhalde”, “Olmaz” dediğimiz her şeyin en hızlı şekilde olup önümüze konduğu zamanlardan geçiyoruz.
İçim içime sığmıyor tabii. Kızıyorum, öfkeleniyorum. Genel Merkez önüne giden Bursa milletvekillerinden biriyle son geldiğinde saatlerce burada ülkenin geleceği için yaptığımız sohbet geliyor aklıma, inanamıyorum. “Hani aynı yerdeydik bu ülkenin geleceği için!” diyorum. Kaygılarımız, hedefimiz, çabamız ortaktı. “Ne safmışsın be Emrah, şu siyaset simsarlığını hiç öğrenemedin!” diyorum sonra.
Avukat geliyor. Çıkıyorum heyecanla. Sanki anlık haberler........
