Göksel Göksu yazdı: AKP’de seçim tamtamları çalmaya başladı
AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılı ile hâlen iktidarda olduğu 2023 yılları arasında neredeyse seçimden seçime koşuldu, 22 yılda halkın önüne 16 kez sandık konuldu. 17’ncisi de yolda. Her ne kadar olağan koşullarda 2028’de yapılacak olsa da hemen herkes seçimin erkene alınarak 2027’de yapılacağından emin. Bu konuda her kesimin kendisine göre bir barometresi var. Ama herkesin odak noktası AKP ve AKP’deki devinim. Basınç düşüyor mu, artış mı var, hava parçalı bulutlu mu, yağış mı bekleniyor, yağış varsa yağmur mu bekleniyor, kar, fırtına, bora mı? İşte o devinime, özellikle de iktidarın rövanşist bir gözle baktığı, ne pahasına olursa olsun geri istediği aşikâr olan İstanbul’dan bakıldığında seçim tamtamlarının çalmaya başladığını gönül rahatlığıyla söylemek mümkün.
Görünen o ki seçim çalışmalarında, İBB operasyonları kapsamında kayyum atanan 12 reklam şirketinin yönetimindeki reklam panoları önemli ölçüde pay sahibi olacak. Bunu anlamak için o şirketlerden sadece biri olan Kentvizyon’un bile, İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa dâhil 10 büyükşehirde 30 binden fazla reklam panosunu yönettiğine ve İBB’ye ait reklam panolarının AKP tarafından İBB karşıtı reklamlarla donatılmış olmasına bakmak yeterli.
AKP İstanbul İl yönetiminin de reklamlar üzerinden başlatılan polemiği kendisine sıçrama tahtası yapmayı hedeflediği anlaşılıyor. Bunu düşündüren de e-posta adresime düşen “İstanbul İl Başkanımız Abdullah Özdemir ve İstanbul Milletvekillerimizin katılımıyla basın açıklaması gerçekleştirilecektir. Sizleri de aramızda görmekten memnuniyet duyarız” diyen davete icabet ettiğimde karşılaştığım manzara oldu.
İl Başkanı Abdullah Özdemir, yeni başlatılan bir çalışmanın lansmanını yapmak üzere göndermişti daveti. Bu kapsamda saha çalışmalarına hız verilecek, İstanbul milletvekilleri ve partililer mikro ölçekte mahalle mahalle, sokak sokak gezecek, hanelerin de kapısı çalınacak. Beraberinde aralarında sadece Süleyman Soylu ve Hulki Cevizoğlu’nu tanıyabildiğim 9 vekil ve çoğunu hiç tanımadığım il yöneticileriyle birlikte kürsüdeki yerini alan Özdemir, İstanbul’da 13 hafta içinde gidilmedik ilçe, mahalle, sokak, kapısı çalınmadık ev bırakmayacaklarını duyurdu. İşe Bayrampaşa, Maltepe ve Esenyurt’tan başlandığını söyledi. Fonda “Her mahallesiyle her hikâyesiyle İstanbul” yazılı lansmanın sloganını tahmin etmek güç olmadı elbette, reklam panolarında yazılıydı zaten: “Senin hayatından gidiyor…”
Hal böyle olunca, hedefle örtüşen bir coşku ve devinim bekliyor insan haklı olarak. Özellikle de partiyi kuruluşundan bu yana izleyen ve lansmanın açıklandığı salonda nice basın toplantıları, nice lansmanlar izlemiş, dışarıya taşan hınca hınç kalabalıkların coşkusuna, inançlı talepkârlığına, arzulu çalışmalarına tanıklık eden bir gazeteci olarak şaşkınlıkla bakakaldım salona. Bu şaşkınlıkta AKP’yi iktidara taşıyan 2002 yılından bugüne kadar gerçekleşen 16 seçimin 16’sını da aktif olarak izlemiş olmamın payı büyük.
2002’de AKP İl Binası o tarihte Çağlayan’daydı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan o tarihte siyasi yasaklıydı ancak başında olduğu parti yüzde 34,28’le seçim kazanmıştı. Binanın içinde de dışında da göz........
