İtibar Suikastı, Sosyal Medya ve Basın Kanunu
Dün belediye başkanlarımızla bir araya geldik, oturduk, konuştuk. Sohbetin ortak başlığı şuydu: Sosyal medya saldırıları karşısında basın neden sahip çıkmıyor? Suç, dönüp dolaşıp yine bize, yani gerçek basına kesiliyor.
Oysa bu mesele yeni değil. İnternet Yasası ile Basın Kanunu’nun birlikte ele alındığı dönemlerde defalarca dile getirdik. O dönem Kahramanmaraş Milletvekili olan Sayın Ahmet Özdemir’le bu konuyu birçok kez konuştuk. Bizim yaptığımız haberler tapu gibi belgelidir; arşivi vardır, kaynağı vardır, sorumluluğu vardır. Ama “sosyal medya” denen mecralarda öyle bir bilgi kirliliği var ki, yanında lağım çukuru temiz kalır.
Aslında bu paylaşımların çoğu sanıldığı kadar izlenmiyor. Ama biz meseleyi büyütüyor, sanki bütün dünya izlemiş gibi moralimizi bozuyoruz. En kötüsü de tam olarak istediklerini veriyoruz: Korku, geri adım ve sessizlik.
Basın ve İnternet Kanunu’na ek yapılırken açıkça şunu söyledik: Baro yapılanması gibi bir Basın Odası ya da Basın-Yayın Meslek Odası kurulmalı. Bu odaya kayıt olmayan hiç kimse gazetecilik, dijital yayıncılık ya da sosyal medya........
