menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ALMANYA'DAN SELAMLAR

9 0
26.10.2026

Yine Almanya’dayız; her zamanki gibi rızkımızın peşindeyiz. EuroBLECH fuarı vesilesiyle makinelerin, üretimin ve uluslararası rekabetin içindeyiz. Böyle yolculuklar, günlük telaş içinde ertelediğimiz soruları yeniden sorduruyor. Gördüğümüz ülkeler, bildiğimizi sandığımız konulara başka açılardan bakma fırsatı veriyor.

Benim işim makine ihracatı. Makinelerin nasıl ortaya çıktığı, nasıl gelişip bugünkü hâline geldiği oldum olası ilgimi çeker. Ama bir makinenin nasıl çalıştığını bilmek başka, onu tasarlayıp üretmek başka. Güvenilir biçimde çalıştırmak, zamanında teslim etmek ve yıllarca arkasında durmak ise daha başka…

Bizim işlerde sorumluluk satışla bitmez, tam tersine daha da büyür. Şahsınız ve şirketinizle beraber ülkenizin ve milletinizin itibarını da temsil etmeniz gerekir. Bazen “Parayı alalım da sonra hallederiz” diyen zeki ama ahlaksız, haris kişilerin verdiği zararı düzeltmek de size düşer. Her zaman düzeltemezsiniz ama onların haksızlığı yüzünden az ya da çok bir bedel ödersiniz.

Önceki ay yeni tanıştığımız Faslı bir firmanın, “Türkiye’den yaptığımız alımlarda sorun yaşadık ve çözümü Çin’de aradık, memnun kalınca da orayla devam etmek istiyoruz” diyerek kibarca “hayır” demesinden daha büyük bir bedel düşünebiliyor musunuz?

Geçen hafta “Zekâ arttı da ahlak ne yaptı?” diye sormuştum. Bu hafta bir adım ilerleyelim: Düşünüyoruz da öğreniyor muyuz? Edindiğimiz malumatı sorgulayarak bilgiye dönüştürebiliyor muyuz? Bilgiden teknoloji, üretim ve refah çıkarabiliyor muyuz?

Bir konuda çok şey duymak, o konuyu bilmek demek değildir, anlamak hiç değildir. Bilmek için her şeyden önce duyumla öğrendiğin malumat içinden bilgi çıkarabilmek çok önemlidir. Anlamak için ise kaynakları karşılaştırmak, nedenlerle sonuçlar arasındaki bağı araştırmak, kronolojik sıraya dikkat etmek, bazen bildiğini tekrar sorgulamak hatta gerekirse bildiğin üzerinde düzeltmeler yapmak gerekir. Bilgiçlik taslamak kolaydır; bildiğini sınamak ve bir sorunun çözümünde kullanmak ise emek ister.

Bu sürecin sonunda “öğrendim” demek sadece bir başlangıçtır. Öğrendiğini yaşama geçirmek ise sabır, disiplin ve sistemli bir çaba gerektirir. Bilmek işe yaradı mı, bilgi ve çaba birlikte çalıştı mı?........

© Konya'nın Sesi