menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Getirilen her salavat ücretli

77 0
15.04.2026

Eskiden Müslümanlar, bilhassa alimler devlet ricaline yakın olmayı makbul saymazlardı.

Büyük müçtehitlerin her birinin ümeradan uzak durmayı tercih etmeleri sebebiyle başı belaya girdi. İmam Cafer’in, İmam Ebu Hanife’nin, İmam Şafii’nin, Malik’in, Ahmet ibn Hanbel’in biyografilerine bakarsanız bu gerçeği görürsünüz.

“Ebu Hanife hapishanede öldü. Malik felekeye yatırıldı. Şafii tutuklanıp zincire vuruldu. İbn Hanbel hapishanede dövüldü, idamdan zor kurtuldu ve Cafer el-Sadık (takipçilerine göre) zehirlenerek öldürüldü.”

“İbn Hanbel ve Süfyan es-Sevri de dahil olmak üzere ulemadan birçok kişi kamu otoritelerinden para almalarının haram olduğunu düşünmekteydiler. Ayrıca dönemin uleması hükümdarların maiyetinde ve yanında yer alanları “ilmi meselelerde” güven telkin etmeyen kişiler olarak nitelendirir ve hadis rivayetlerinde güvenilmez olarak tasvir ederlerdi. (Ahmet T. Kuru, İslam, Otoriterlik ve Geri Kalmışlık.)

Bu alimler arasında Süfyan-ı Sevri’nin ümeradan uzak durmak için köşe bucak saklandığını, ömrünü onlardan kaçmakla geçtiğini hatırlıyorum.

(Şunu da hatırlıyorum: Halife Harun Reşid Süfyan-ı Sevri’ye bir mektup yolluyor. Süfyan halifeye cevabını sert ve paylayıcı bir nasihatname olarak halifenin gönderdiği kâğıdın arkasına yazdırıyor. Süfyan-ı Sevri’yi kısmet olursa bir ara çalışalım.)

Kuru, ilginç bir araştırmadan alıntı yapmış. Müslümanlar böyle bir araştırma yapar mı? Yapsalar bir şey lazım gelmez. Ama yapmamışlar. Hayyim Kohen adlı bir........

© Karar