İslam’ın Gölgesinde Şeytana Tapanlar
“Din; güzel ahlaktır, dürüstlüktür, samimiyettir, ihlastır” Din, bu söylediklerimiz ise dinin en çok konuşulduğu bu coğrafyada ahlaki çöküntü neden yaşanıyor. Neden samimiyet ve dürüstlük yerlerde sürünüyor. Neden ihlas büyük yara alıyor? Neden Allah'ın adının dillerden düşmediği bu yerlerde kul hakkı en ucuz meta hâline geliyor? Neden her köşe başında bir cami yükselirken, adalet her geçen gün biraz daha yerin dibine gömülüyor? Neden secde eden alınların cepleri dolduğu oranda vicdanları boşalıyor?
Cevap verin ey dindar görünen sahtekârlar; bütün bu sorularım size…
Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'de defalarca adaleti emretmedi mi? Yetimin malına yaklaşmayın demedi mi? Ölçüde ve tartıda dürüst olun demedi mi? Rüşveti, yolsuzluğu, zulmü, haksız kazancı, emanete ihaneti yasaklamadı mı?
Peki, siz ne yaptınız? Dini; vicdanın değil, çıkar odaklı kirli siyasetinizin malzemesi yaptınız. İmanı; ahlakın değil, kimliğin göstergesi hâline getirdiniz. Takvayı; gösteriş yarışına çevirdiniz. Sonra da kendinizi dindar olarak topluma göstermeye çalıştınız.
Bakın, Allah aşkına! Şu eserinize bakın! Rüşvet almış başını gidiyor, yolsuzluk sıradanlaştı, kul hakkı siyasete feda edildi. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan beyt-ül mal talan edildi. Fuhuş, kadın cinayetleri, çocuk istismarları... Uyuşturucu yaşı ilkokul sıralarına kadar indi. Şiddet gündelik hayatın bir parçası oldu. Öfke, merhameti boğdu... Söyler misiniz bütün bunların sebebi dini kullanarak güç devşiren, dini kendi ikbalinin zırhı hâline getirmeye çalışan sapık ve sapkın zihniyetin eseri değil mi? Güçlendikçe zulmün şiddetini artırmak ve yayınlaştırmak İslam’ın neresinde var?
Kur'an’ın Nisa Suresi 58’i ayeti ne diyor: "Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder." Peki, bugünün makam, mevki ve güç sahibi olanlar size soruyorum, siz adaletle mi hükmediyorsunuz? Emanet ehline verdiniz........
