menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dindar Büyükler

35 0
26.03.2026

Dindar aile büyükleri; çocuklarının, torunlarının dinin buyruk ve yasaklarından uzaklaşmaları karşısında şaşkınlık ve üzüntü duymuşlardır. Fırsat buldukça bu şaşkınlık ve üzüntülerini göstermeye; ölümü ve ahiret korkusunu unutan, hesap verme kaygısını bilmez görünen bu yeni yetmeleri uyarmaya çalışmışlardır. Bu uyarılardan sonuç alamadıklarında kırıldıkları, küstükleri olmuştur ama öfkeye kapıldıklarını ya da şiddete başvurduklarını ben görmedim.

Öfke ya da şiddetin, aile içinden ziyade, din eğitimi veren okul kurs gibi kurumlarda ve henüz çocuk sayılabilecek insanlara yöneldiğini gördüğüm ya da işittiğim oldu. (Bu yanlış uygulamanın giderek azaldığını sanıyor, bütünüyle ortadan kalkacağını umuyorum.)

Dindar büyüklerin küçüklerden en çok istedikleri dinî davranış, onların namaz kılmalarıdır. Sanki namaz, Müslümanlığın en önemli belirtisidir. Gerçekten de namaz, günün beş vaktine yayılışıyla; abdest, seccade, kıble, kıyam, rukû, secde gibi unsurlarıyla gözle görülür, açık bir ibadettir. Oruç tutmayan biri, durumunu başkalarından, isterse gizleyebilir de, namaz kılmayan biri, namazsızlığını aynı kolaylıkla gizleyemez.

Namaz konusunda ilgisiz ya da ihmalkâr davranan gençler karşısında dindar büyüklerin çeşitli tutumlarına tanık oldum: Öğüt verme, ahiretle, özellikle cehennemle korkutma, abdestin ve namazın ne kadar kolay ve güzelleştirici bir ibadet olduğunu hatırlatma; borçlu gitmenin vebalini, bu vebalin büyüklüğünü ihtar etme, namaz kılan yaşıtlarını örnek gösterip onlara imrendirmeye çalışma, Allah’ın verdiği bunca nimete karşılık istediği beş vakitçik ibadeti yerine getirmemenin ne büyük bir nankörlük........

© İnsaniyet