YAĞMUR SEVGİLİM
Sen yoksun, yağmur var bu gece.
Islanmak için sokaklarda yürüdüğümüz yollar bomboş bu gece.
Yağmurun altında ağlıyorsun, gözyaşların damla damla yanaklarında.
Yağmur ve mektupların var bu gece.
"...iyiliklerin ardından içimizi buz gibi yapan, bizi üzen bir şeyler hep sinsice yaklaşır değil mi? Acaba bir gün, bir şiirinizde, ıslanmamak için koşarken, yolun kıyısındaki bir taşın oyuğunda ışıldar bir vaziyette iken,
Beni görüp avucunuza aldığınızı yazacak mısınız?
Acaba birileri, benim, yalnızca bir avucu dolduracak kadar saf yağmur suyu olduğumu bilecekler mi?
Giderek avuçlarınızda ıslanıp, şırıl şırıl akan dere sularına verdiğiniz bir damla gözyaşı içinde olduğumu bilecekler mi?”
Korkarım bilmeyecekler sevgili!
Bu kadar saf ve temiz bir sevdanın,
Bir yağmur damlasında saklı olduğunu kimse bilmeyecek.
Kimse anlamayacak, uzaklığının bu kadar yakın olduğunu.
Bir yıldız da buluştuğumuzu, yağmurdan hızlı hızlı kaçan insanlar bilmeyecek.
Seni ne çok sevmişim yağmur damlası
Ama sen yoksun bu gece
"…cama vuran her damla minik bir öpücük olsun buradan ta oralara giden. Her damla da, benim bir gülücüğümü görün pencerenizde. Her damlanın çıkardığı seste, benim sesimi duyar gibi olun. Her damla, tertemiz bir nefes olsun siz de aşka giden."
Ağlamak kadar gülmek var yaşamda....
Duyguların en yoğun halini, özlemlerin en büyüğünü,
Sevdanın en zorunu istiyorum belki de.
Bir sen, bir de yağmur var hayatımda.”
Yağmur damlaları saçlarından kayıp, alnından kirpiklerine dökülür, gözlerinden, yüzüne dağılıp yanaklarını okşar, dudaklarına çarpıp, boynundan hızla kayıp ince gömleğini ve dantelli sutyenini ıslatır, göğüslerinin arasından süzülüp akardı.
Avuçlarımı yüzüne değdirir, parmaklarımı dudaklarında........
