menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bankamatikte Unutulan Kartla Başkasının Para Çekmesi Hangi Suçu Oluşturur?

9 1
latest

I. Giriş

Yazımızın konusu; bankamatik cihazında unutulan kartla, başkası, yani üçüncü kişi tarafından kartın bağlı olduğu hesaptan para çekme fiilinin hangi suçu oluşturacağına ilişkindir. Kendi kartı zannederek çekmişse, bu durumda işlenemez suç ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.30/1’de yer alan kastı kaldıran hata hali gündeme gelebilir. Yazımızda, bankamatikte unutulan kartı gören üçüncü kişinin bu durumu bilerek ve isteyerek para çekmesi bakımından değerlendirme yapılacaktır.

Mağdurun banka kartıyla[1]; ATM (Automated Teller Machine) olarak da adlandırılan bankamatik makinesinde[2] işlem yapması ve banka kartını makinede unutup ayrılması sonrasında bu durumu fark eden üçüncü kişinin, makinenin içerisindeki kartı çıkarmadan kartın bağlı olduğu hesaptan para çekmesi fiilinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık (TCK m.142/2-e), bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık (TCK m.158/1-f) ve başkasına ait bir banka kartını her ne suretle olursa olsun ele geçirmek suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak (TCK m.245/1) suçlarından hangisini oluşturduğu tartışılmalıdır.

II. Yargıtay Kararlarında Konunun Değerlendirilmesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi bir kararında[3]; banka ATM’sinde nakit para çekme işlemi yapan kişinin banka kartını şifresini girip, açık şekilde ATM’de unuttuğu, bu sırada ATM’ye gelen sanığın katılanın banka kartı ile nakit para çekim işlemi yaptığı olayda katılana ait banka kartının ele geçirilmediği, elinde de bulundurmadığı, katılanın makinede unutulan banka kartı ile ATM yoluyla bankaya ait bilişim sisteminin kullanılmak suretiyle nakit para çekme işleminin gerçekleştirildiği gerekçesiyle, bu fiilin TCK m.142/2-e suretiyle bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğunu kabul etmiş ve başkasına ait bir banka kartını ele geçirmek suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak suçundan (TCK m.245/1) hüküm kuran ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.

Aynı Daire başka bir kararında[4]; mağdurun ATM’den para çekip, kartını makinede unutarak ayrılmasından sonra, bu durumu fark eden sanığın işleme devam ederek, hesaptan para çektikten sonra, kartı da almadan ayrılması şeklindeki olayda sanığın, mağdura ait banka kartını ele geçirmemiş ve elinde bulundurmamış olması gerekçesiyle fiilin basit hırsızlık suçunu (TCK m.141) suçunu oluşturduğunu kabul etmiş ve başkasına ait bir banka kartını ele geçirmek suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak suçundan (TCK m.245/1) kurulan hükmü bozmuştur.

Buna karşılık; Yargıtay 8. Ceza Dairesi diğer bir kararında[5], mağdurun ATM’den para çektikten sonra kartını makinenin içerisinde unutarak ayrılmasından sonra olay yerine gelen sanığın makinede takılı kartla işlem yapıp, mağdurun hesabından para çekmesi fiilinin ayrıntılı bir gerekçe ortaya koymaksızın TCK m.245/1 anlamında başkasına ait bir banka kartını ele geçirmek suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi başka kararlarında da (Örnek olarak bkz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 16.01.2020, 2018/10464 E., 2020/872 K.) benzer yönde karar vermiştir.

III. Değerlendirme ve Kanaatimiz

Burada tartışma konusu yapılan husus, başkasına ait bir banka kartının “ele geçirilmiş veya elinde bulundurulmuş” kabul edilip edilmeyeceğidir. Gerçekten de yukarıda örnek olarak belirtilen kararlara konu olaylarda; kartın sahibi olan kişiler kartlarını ATM’ye takmakta ve bu kartla işlem yaptıktan sonra kartını ATM’de unutarak olay yerinden ayrılmakta, kendilerinden sonra gelen fail de kartın takılı olduğu ve hesabın da açık olduğu makinede işlem yaparak, hesap sahibinin rızası dışında makineden para çekmektedir.

Konuyu ihtimallere göre değerlendirecek olursak;

1) Banka kartını veya hesaptaki parayı ele geçirmek için fail tarafından gerçekleştirilen muhatabını aldatmaya yönelik hileli bir hareket bulunmadığından, sorunun bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçu (TCK m.158/1-f) çerçevesinde ele alınamayacağı kanaatindeyiz.

2) Konunun TCK m.142/2-e suretiyle bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu kapsamında da ele alınamayacağı düşünmekteyiz.

Her ne kadar Yargıtay kararlarına konu olaylarda; banka ATM’si aracılığıyla banka bilişim sistemi kullanılmakta ise de, bu olaylardaki ayırıcı özellik, makinenin içinde mağdura ait kartın bulunması ve hesabın da açık unutulması sebebiyle şifre veya benzeri bir araç........

© Hukuki Haber