menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15 yıllık hasretin ardından: Bir Hac yolculuğunun izleri

17 0
01.06.2026

Rabbime hamdolsun, tam 15 yıl önce adımı yazdırdığım o kutsal yolculuk bu sene nihayet nasip oldu. Hac sürecimiz boyunca Diyanet görevlilerinin yakın ilgisi, ibadetlerimizi eksiksiz ve huşu içinde yerine getirmemiz konusunda büyük bir kolaylık sağladı. Kutsal mekânlardaki o devasa yoğunluğa rağmen ulaşım, konaklama, temizlik ve yemek hizmetleri genel anlamda düzenliydi. Suudi Arabistan'daki organizasyonda ter döken tüm çalışanlara ve Diyanet ekibine, bu mübarek yolculuğu rahat ve güvenli geçirmemiz için verdikleri emeklerden ötürü teşekkür ediyor, Allah razı olsun diyorum.

Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Süreç ne kadar konforlu görünse de, organizasyon ve zihniyet boyutunda derin eksiklikler, göze batan tezatlar mevcuttu. Gelecek dönemlerde daha şuurlu, aslına daha uygun bir hac dönemi geçirilmesine vesile olması duasıyla, bu kutlu topraklarda tuttuğum şahsi notları ve gözlemlerimi paylaşmak isterim:

Küresel Çelişkiler ve Şatafatın Gölgesindeki Harem

Kutsal Topraklarda Boykot Duvarı: Suud yönetiminin, zalim İsrail’in en büyük destekçisi olan Amerikan fast-food ve kahve zincirlerini Mekke ve Medine’de adeta insanların gözüne sokacak şekilde konumlandırmış olması içimi sızlattı. Yol boyunca ben ve benim gibi dertli birkaç dost, buralardan alışveriş yapan kardeşlerimizi dilimiz döndüğünce uyardık; hamdolsun vazgeçirdiğimiz kimseler de oldu. İnşallah kâfirlerin girmesinin yasak olduğu bu mukaddes beldelerden ve tüm İslam coğrafyasından bu zalim firmaları söküp attığımız günleri görmek nasip olur.

Kutsal Topraklarda Boykot Duvarı: Suud yönetiminin, zalim İsrail’in en büyük destekçisi olan Amerikan fast-food ve kahve zincirlerini Mekke ve Medine’de adeta insanların gözüne sokacak şekilde konumlandırmış olması içimi sızlattı. Yol boyunca ben ve benim gibi dertli birkaç dost, buralardan alışveriş yapan kardeşlerimizi dilimiz döndüğünce uyardık; hamdolsun vazgeçirdiğimiz kimseler de oldu. İnşallah kâfirlerin girmesinin yasak olduğu bu mukaddes beldelerden ve tüm İslam coğrafyasından bu zalim firmaları söküp attığımız günleri görmek nasip olur.

Şatafatın Arkasındaki Kölelik Düzeni: Harem-i Şerif’in ve Mescid-i Nebevi’nin etrafını saran o lüks ve şatafat kelimenin tam anlamıyla rahatsız ediciydi. Fakat asıl can yakan şey, o parlak otellerin hemen arka sokaklarındaki varoşlarda, Bangladeşli, Yemenli kardeşlerimizin hizmet sektöründe adeta modern birer köle gibi çalıştırılmasıydı. Eskiden hacılardan sadaka isteyen dilenciler varmış; şimdi ise o dilenciler, üzerlerine giydirilmiş işçi üniforması kostümleriyle arz-ı endam ediyorlar.

Şatafatın Arkasındaki Kölelik Düzeni: Harem-i Şerif’in ve Mescid-i Nebevi’nin etrafını saran o lüks ve şatafat kelimenin tam anlamıyla rahatsız ediciydi. Fakat asıl can yakan şey, o parlak otellerin hemen arka sokaklarındaki varoşlarda, Bangladeşli, Yemenli kardeşlerimizin hizmet sektöründe adeta modern birer köle gibi çalıştırılmasıydı. Eskiden hacılardan sadaka isteyen dilenciler varmış; şimdi ise o dilenciler, üzerlerine giydirilmiş işçi üniforması kostümleriyle arz-ı endam ediyorlar.

Mina ve Müzdelife’deki İsraf Manzaraları: Hac döneminde gördüğümüz israfın boyutu ürkütücü. Özellikle Arafat, Müzdelife ve Mina vakfesi zamanlarında insanlar adeta nimetlerin üzerine basa basa yürüyor. Allah korusun, Müzdelife’den Mina’ya yürürken geride kalan o çöp manzarasını birisi fotoğraflayıp, "Müslümanların hac dedikleri şey işte bu" diye servis etse hepimiz yerin dibine gireriz. İnşallah bu mübarek zamanları İslam ahlakına yakışır şekilde ihya edip, bu kutsal toprakları bulduğumuzdan daha temiz bıraktığımız günlere uyanırız.

Mina ve Müzdelife’deki İsraf Manzaraları: Hac döneminde gördüğümüz israfın boyutu ürkütücü. Özellikle Arafat, Müzdelife ve Mina vakfesi zamanlarında insanlar adeta nimetlerin üzerine basa basa yürüyor. Allah korusun, Müzdelife’den Mina’ya yürürken geride kalan o çöp manzarasını birisi fotoğraflayıp, "Müslümanların hac dedikleri şey işte bu" diye servis etse hepimiz yerin dibine gireriz. İnşallah bu mübarek zamanları İslam ahlakına yakışır şekilde ihya edip, bu kutsal toprakları bulduğumuzdan daha temiz bıraktığımız günlere uyanırız.

"Hac Meşakkattir" Sırrından Uzaklaşmak: İnsan kalabalığının getirdiği zorlukları hafifletme çabalarını bir yere kadar anlıyorum. Ancak Efendimiz (s.a.v.) "Hac meşakkattir" buyurmuştur. Bu meşakkati maddi gücü ve zenginliği kullanarak tamamen ortadan kaldırdığınızda, ibadetin asıl ruhu kaçıyor. Rabbim tüm ümmete, Rasulullah’ın ve onun güzide ashabının yaptığı gibi saf, dertsiz ve hesapsız bir hac yapmayı nasip etsin.

"Hac Meşakkattir" Sırrından Uzaklaşmak: İnsan kalabalığının getirdiği zorlukları hafifletme çabalarını bir yere kadar anlıyorum. Ancak Efendimiz (s.a.v.) "Hac meşakkattir" buyurmuştur. Bu meşakkati maddi gücü ve zenginliği kullanarak tamamen ortadan kaldırdığınızda, ibadetin asıl ruhu kaçıyor. Rabbim tüm ümmete, Rasulullah’ın ve onun güzide ashabının yaptığı gibi saf, dertsiz ve hesapsız bir hac yapmayı nasip etsin.

Rakamlar, Politikalar ve Zihniyet Eleştirileri

Yüksek Maliyetler ve Uzayan Kuyruklar: Dünyada herhalde en yüksek birim........

© Haksöz