Algoritmaların hafızasında Türkiye
Yapay zeka alanında her şey çok hızlı gerçekleşiyor.
Aktüel siyasi meseleler bir yandan gündemimizde geniş yer bulurken bir yandan da yapay zeka konusu salt bir teknik konu, bir yazılım meselesi, profesyonellerin ilgilenmesi gereken bir meseleymiş gibi ilgi alanımızın dışında büyük mesafe kat ediyor.
Yapay zeka kavramı sürekli duyduğumuz bir ses elbette. Bu başlıkla dolup taşan haberler, konferanslar, açıklamalar her gün kulağımıza çalınıyor.
Ama konuşulan genelde yapay zeka araçları ve popüler uygulamaları oluyor.
ChatGPT, Gemini, Claude gibi araçların yarattığı olağanüstü bir hayal dünyasındayız. Her gün yeni bir gelişmeyle şaşırmanın sınırlarını aşmış bulunuyoruz.
Fotoğraf ve video düzenlemeleriyle eğlence sektörünün vazgeçilmez parçası olan mobil uygulamalarla sürekli yeni bir şeyleri test ediyoruz, deneyimliyoruz.
Ama genelde konuşulmayan konu ise bu araçlar dünyayı nasıl biliyor, Türkiye’yi nasıl biliyor, kimin gözünden görüyor, konusu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün bir yapay zekâ etkinliğinde yaptığı konuşmada tam da bu çatlağı işaret etti.
“Öte yandan, yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin, hakikat-ötesi olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne; yeni gerçekliğin temel dinamiği haline geldiğine şahit oluyoruz.
Şu bir gerçek ki; günümüzde bilgiye erişim, hiç olmadığı kadar kolaylaştı.
Dezenformasyon gibi "bilgi-düzensizlikleri" de, aynı ölçüde yaygınlaştı.
Fakat, veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin, hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz.”
Cumhurbaşkanı düzeyinde bu konunun konuşulması, gündeme taşınması çok çok değerli.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende bir yapay zekâ eylem planımız olduğunu görmek sevindirici.
Peki biz bu dönüşümün neresindeyiz?
“Hikayenin sahibi hakikatin de sahibidir” diye bir yazı yazmıştım bir süre önce. Sinema kuramcısı Edward Branigan'ın tespitini hatırlatmıştım. Kamera kimin omzundan çekiyorsa seyirci onun tarafındadır. İyi de olsa kötü de olsa.
Yapay zeka için de aynı şey geçerli bugün. Büyük dil modelleri, araştırma yapmak için kullandığımız yapay zeka araçları internetteki verilerin ortalamasını öğreniyor. İşte bu ortalama ise ağırlıklı olarak Anglo-Amerikan, İsrail veya Batı kaynaklı içeriklerden oluşuyor. Türkçe içeriklerin bu modellerdeki temsil oranı sadece yüzde 2 ile 3 arasında kalıyor.
Yani, insanlığın ortak bilgi belleğini şekillendiren bu yapay zeka sistemleri; nüfusu 85 milyonu geçen, tarihi binlerce yıla dayanan, Orta Doğu'dan Afrika'ya uzanan diplomatik ağırlığıyla dünyada söz sahibi olan Türkiye’nin Türkçe ürettiği........
