Komisyon isyanı!
Türkiye’de kredi kartı komisyonları özellikle esnafın tepkisiyle yeniden tartışmanın merkezinde. Bir tarafta dijitalleşen dünya, kayıt altına alınmak istenen ekonomi ve nakitsiz yaşam hedefi var; diğer tarafta ise her geçen gün artan maliyetlerden yakınan esnaf…
Aslında bugün yaşanan tartışma yalnızca bankaların aldığı komisyon meselesi değil. Daha büyük bir sorunun işareti. Çünkü Hazine ve Maliye Bakanlığı bir yandan vatandaşın kartlı ödeme alışkanlığını teşvik ederken, diğer yandan bu sistemin yükünü büyük ölçüde esnafın omuzlarına bırakmış gibi görünüyor. Halbuki Türkiye’de bugün ekmekten akaryakıta kadar neredeyse her ödeme kredi kartıyla yapılıyor. Dolayısıyla öncelikle sorunu doğru tanımlamak gerekiyor.
Sorun Tam Olarak Nedir?
Bugün Türkiye’de marketten restorana, akaryakıttan mahalle esnafına kadar neredeyse her alışveriş kredi kartıyla yapılıyor. Oysa dünyanın birçok ülkesinde günlük harcamalarda banka kartı veya hesaptan anlık ödeme sistemleri daha yaygın. Bu alışkanlığın değişmesi için mutlaka bir şeyler yapılması gerekiyor.
Türkiye’de kredi kartı, yalnızca bir ödeme aracı değil; ihtiyaç olsun, olmasın bir finansman modeli gibi kullanılıyor. Bankaların yoğun reklamları ve tanıtımları vatandaşı kredi kartına yöneltti. Taksit, puan, mil kazanımı, kampanyalar ve yüksek enflasyon karşısında harcamayı erteleme imkânı sunulması diğer kartları unutturdu. Hatta banka kartı ve ön ödemeli kartlar aynı ölçüde teşvik edilmedi. Halbuki bunların hepsinin bedelini vatandaş ödüyor. Devletin ilgili kurumları da alternatif ödeme yöntemlerini yeterince yaygınlaştıramadı.
Esnafın en büyük şikâyeti, isyanı ise kartlı ödeme sisteminin giderek ağırlaşan komisyon yükünden kaynaklanıyor. Üstelik mesele yalnızca POS cihazını sağlayan bankayla da sınırlı değil. Vatandaşın kartını kullandığı banka, POS bankası, ödeme kuruluşları, Visa, Mastercard veya TROY gibi kart ağları ve taksit finansmanının maliyeti aynı işlem içinde yer alıyor. Sorunun tek adresinde ise bankalar görünüyor. Vatandaş kasada tek bir kart gösteriyor; fakat perde arkasında birçok kurum aynı işlemden pay alıyor.
Kart Sistemi Nasıl Çalışıyor?
Örneğin vatandaş, A Bankası’nın kredi kartıyla alışveriş yaptığında, esnafın POS cihazı B Bankası’na ait olabiliyor. İşlem ise Visa, Mastercard veya TROY ağı üzerinden gerçekleşiyor.
Komisyon da şu kalemlerden oluşuyor:
Kartı çıkaran bankanın payı,
POS hizmeti veren bankanın veya ödeme kuruluşunun geliri,
Kart ağının işlem bedeli,
Taksit ve finansman maliyeti,
Güvenlik ve teknoloji altyapısı giderleri.
Ancak esnafın muhatabı POS bankası olduğu için bütün tepki bankalara yöneliyor. Oysa alınan komisyonun tamamı tek bir kuruma gitmiyor.
Tüm Kartlar Aynı Değil
Tartışmanın önemli boyutlarından biri de Türkiye’de farklı kart türlerinin aynı kefeye konulması. Oysa üç temel kart sistemi birbirinden oldukça farklı........
