menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı Hayranlığı ve Kimlik Buhranı

11 0
27.10.2025

Son yıllarda genç zihinlerde garip bir yanılgı hüküm sürüyor. Ruhlarını ve akıllarını, “vatan değiştirmenin huzur vereceği” hayaline kaptırmış bir kısım genç, Batı hayranlığının girdabına sürükleniyor. Bu hayranlık, artık bir meraktan ziyade bir “fikrî göç”e dönüşmüş durumda. Kendi ülkesini, kültürünü ve inanç dünyasını küçümseyen bu zihinler, Batı’nın parıltılı yüzüne aldanarak kimliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Oysa Bediüzzaman Said Nursî’nin uyarısı ne kadar yerindedir:

“Medeniyet-i hazıra bir canavardır; eliyle okşar, dişiyle ısırır.”

Batı’nın ilerlemesi yalnızca maddîdir; ruhsuz bir ilerlemedir. İnsanın kalbini, maneviyatını ve merhametini törpüler. Onları taklit edenler, zahirde medenileştiğini zanneder ama içten içe çözülür. Çünkü taklit, şahsiyeti öldürür; hürriyete darbe vurur ve insanı başkalarının gölgesine mahkûm eder.

Bugünün bazı gençleri, imandan mahrum kalmanın boşluğunu “modernlik” zannediyor. Şüpheci bakışlar, karamsar ruh hâlleri ve memleket hakkındaki acımasız tenkitler, aslında bir arayışın sancısıdır. Oysa iman sadece kalbi değil, aklı da aydınlatır. Risale-i Nur’un ifadesiyle:

“İman hem nurdur, hem kuvvettir.”

İmandan beslenmeyen bir fikir, tıpkı kökü kesilmiş bir çiçek gibi solar. Bugün bazı çevreler, ülkeyi ıslahatla bile kurtulamayacak kadar bozuk görmekte ve........

© Habername