menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BOŞ VAKİT MESELESİ

14 0
05.05.2025

Beş şey gelmeden önce, şu beş şeyin kıymetini bilin:

İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin,

hastalıktan önce sağlığın,

meşguliyetten önce boş vaktin,

fakirlikten önce zenginliğin,

ölmeden önce hayatın.”

Hz. Muhammed (s.a.v.)

Sık sık çevremizden duyduğumuz bir ifade vardır: “Çok meşgulüm, hiç vaktim yok.” Aslında hiç kimse sizin sandığınız kadar meşgul değildir. En meşhur ve meşgul insanların bile boş vakitleri vardır. O kadar meşgul değildir ama kime, neye, niçin ve nasıl vakit ayıracakları ile ilgili tercihleri vardır. Zaman, sadece bir öncelik meselesidir. Herkes, kendi değer verdiğine, sevdiğine müsaittir.

İnsanın müsait olup olmaması çoğu zaman karşısındakine göre değişir. Önemli olan; meşgul olarak bildiğimiz insanların size ayıracakları vakit, verdikleri değerdir. Hiç vaktim yok diyen insanların işleri size düştüğünde nasıl boş vakti olduğunu göreceksiniz.

Ancak yine de sizin boş vaktiniz, bir başkasının en yoğun olduğu zaman olabilir. Randevu alma ve görüşme yapmanın bir usulü vardır “Vusulsüzlük, usulsüzlüktendir.” derler. Randevuyu alamıyorsanız, usulde bir sıkıntı var demektir. Randevu siz talep ediyorsanız kendi boş olduğunuz vakitten daha ziyade karşı tarafın vakitlerine uymak zorundasınız.

Konuyla ilgili bir hatıramı nakletmek istiyorum.

2003 yılında Erzurum’da ikamet ederken, İstanbul’daki muhterem bir ilim adamından randevu istedim. Fakat randevu talebi “İstanbul’a şu gün geleceğim, sayın hocamızla da görüşmek istiyorum.” şeklinde olmuştu. Yani günü ben belirliyordum. Meğer nezaket kurallarına ne kadar aykırı bir şeymiş. Dolayısıyla bir türlü randevu isteğime cevap verilmiyordu. Bir dostum beni uyardı. “İstanbul’a gelmişken ziyaret olmaz, öyle taleplere olumlu cevap verilmez. Siz randevu isteyeceksiniz, hoca ne zaman derse o zaman İstanbul’a geleceksiniz.” dedi. Ben gereken dersi almıştım. Daha sonra bu şekilde hocamızın sekretaryasından randevu istedim. Onlar da belirli bir gün verdi ve o günden bir gün önce İstanbul’a geldim. Ertesi sabah 09.00’da verilen randevuya gittim. Bu arada hocamız ile görüşme esnasında, randevu konusunda bana ders olacak şekilde ilginç bir gelişme oldu. O zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ali Müfit Gürtuna, Çamlıca civarında incelemelerde........

© Habername