Fondipçi Fatma Tayyip'in Yatırımı mı yoksa Allah'ın Sevdiği Kulu Mu?
Ben bu yazıyı bir siyasetçi olarak değil, vatandaş olarak yazıyorum.
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Bir gazi, bir vatansever, Allah'a inanan, bayrağına bağlı ve bu ülke için gerektiğinde her şeyini ortaya koyabilecek sıradan bir insan olarak yazıyorum.
Ama yalnız kendim için değil
Sabah ezanından sonra dükkânını açan esnafın, fabrikaya giden işçinin, tarlasına çıkan çiftçinin, direksiyon başına geçen şoförün, emekli maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan yaşlının, KPSS'ye hazırlanıp yıllarca iş bekleyen gencin, çocuğunu okutabilmek için kendi hayatından vazgeçen annenin diliyle yazıyorum.
Çünkü bu insanların artık tek bir sorusu var:
Bu ülkede kurallar gerçekten herkes için aynı mı?
Fatma Betül Sayan Kaya hakkında yıllardır kamuoyuna yansıyan eğitim hayatı, bursları, çalışma geçmişi, siyasi görevleri, mecburi hizmeti, kamu görevleri ve son olarak finansal işlemleri konusunda çok sayıda soru ortaya atıldı.
Ben burada mahkeme kurmuyorum.
Kimseyi peşinen suçlu ilan etmiyorum.
Tam tersine, iddiaların araştırılmasını ve gerçek neyse ortaya çıkarılmasını istiyorum.
Ama bir şeyi de açıkça söylüyorum:
Bu mesele yalnızca Fatma Betül Sayan Kaya meselesi değildir.
Bir insan bu kadar farklı görev ve imkânın içinden geçerken onu kim denetledi?
Kim bu kapıları açtı?
Bir sorun varsa neden zamanında kimse görmedi?
Çünkü devlet yalnızca makam sahiplerinden oluşmaz.
Devlet; kural koyan, uygulayan, denetleyen ve gerektiğinde hesap soran kurumlardan oluşur.
Şimdi gelelim matematiğe.
Kamuoyuna yansıyan İBB teftiş raporuna göre Kaya, 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladı ve aynı gün yurtdışı eğitim bursu sözleşmesi imzaladı. Rapora dayandırılan bilgilere göre NYU-Polytechnic'teki eğitim için İSBAK tarafından 85.791 dolar ve 20.289 TL ödeme yapıldı.
Ardından 12 Ocak 2009-21 Mayıs 2010 arasında ABD'de lisansüstü eğitim görüyor.
Buraya kadar sorun yok.
Mühendislik yapmışsınız, ardından ABD'de yüksek lisans yapmışsınız.
Fakat aynı zaman diliminde karşımıza başka bir tarih çıkıyor:
2009: AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu üyeliği.
AK Parti'nin kendi biyografisinde de 2009'da İstanbul İl Yönetim Kurulu üyeliğine seçildiği yazıyor.
2010-2012: Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanlığı.
Bu bilgi de Kaya'nın kendi özgeçmişinde ve AK Parti biyografisinde yer alıyor.
Şimdi vatandaşın önündeki tabloya bakalım:
ABD'de lisansüstü eğitim.
AK Parti il yönetimi.
Başbakan danışmanlığı.
Ve aynı hayat hikâyesinin içerisinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi eğitimi.
İşte burada insanın sorması gerekiyor:
Bir insan aynı takvimde bunların hepsini nasıl yürüttü?
Bu soru "Yapamaz" demek değildir.
Belgesini gösterin demektir.
Çünkü bir gün 24 saat.
Bir yıl yaklaşık 8.760 saat.
Tıp eğitimi ise yalnızca sınava girip çıkmaktan ibaret değildir.
Hasta başı eğitim........
