menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP demokrasi istiyor mu?

29 50
16.02.2026

Gündemi mütemadiyen meşgul eden ama her seferinde demokrasi ile bağını tartışmaya açan bir ana muhalefet partimiz var…

Geçtiğimiz günlerde Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı ile bir belediye başkanı arasında sonu istifa ile biten bir küfür ve hakaretlerle dolu ilişki modeli kamuoyuna yansıdı…

Daha bu olay tartışılırken Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Kabinesi’nde iki bakan değişikliği gerçekleşti ve bakanların TBMM’de and içme töreni esnasında büyük bir çalkantı ve kavga yaşandı…

Bir öncesinde de bir milletvekili ile gelişen kötü ilişki modeli önce milletvekili hakkında disiplin sürecine sonra istifasına en sonunda da iktidar partisine geçmesine kadar uzanmıştı…

“Bütün bunlara gerek var mıydı? Demokratik bir sistem içinde milletvekili ile veya belediye başkanı ile partisi ve partisinin kademeleri arasında ilişki modeli bu kadar belirsiz midir? Keza göreve gelen bakanların and içmeleri düzenlenmemiş midir?” soruları ister istemez sorulmaktadır…

Demokratik düzen, iktidarı, muhalefeti ile siyasetin toplumla arasındaki ilişkinin hangi biçimlerde kurulabileceğini tanımlayan kurumsal ve sembolik bir bütünlüktür. Bu bütünlük, gücün kullanımına dair sınırları üretirken, aynı zamanda bu sınırların hangi aktörler tarafından ve hangi biçimde korunacağını da belirler.

Sınır, hukuki bir çizgi olmaktan öte, siyasal alanın anlam haritasını oluşturan kültürel ve ahlâkî bir eşiktir. Bu eşik, siyasal rekabetin hangi davranış kalıpları içinde meşru kabul edileceğini belirler. Bu nedenle demokrasinin istikrarı, iktidarın da, muhalefetin de bu eşiği içselleştirmesine bağlıdır.

Muhalefet, demokratik sistemde edilgen bir unsur değildir; tersine, sistemin kendisini yeniden üreten kurucu bir aktördür. Onun dili, davranış biçimleri ve kurumsal sınırlara yaklaşımı, siyasal alanın yapısal niteliğini belirler.

Bu bağlamda muhalefetin siyasal rolü, iktidarı dengelemekten daha geniş bir anlam taşır. Muhalefet, aynı zamanda siyasal alanın ahlâkî sınırlarının koruyucusu durumundadır.

Bu sınırlar ihlal edildiğinde, ortaya çıkan sonuç, bir tahribat oluşturur. Çünkü demokratik düzen, karşıt aktörlerin birbirini yok etmeye çalışmadığı, ortak bir kurumsal zemini........

© Haber7