İran Savaşı Dersleri
Savaşlara bir silsile içinde baktığımızda her savaşın bir sonraki savaşın uygulama sahası, ilk deneme modeli, gerçekçi askeri tatbikat veya manevrası olduğunu görürüz. Dünyanın uzak köşelerinde bile yapılan ve kendi ülkemiz veya kurumlarımız açısından doğrudan sonuç doğurmayan savaşlar dahil başka ülkeler tarafından dikkatle izlenmesi gereken gerçek harp oyunları ve manevralardır. Bu savaşlarda birçok yeni silah platformları ve silah sistemleri denenir, yeni manevralar uygulanır. Aslında yapılan savaşlar bir anlamda askeri ve teknolojik istihbaratın mecburen deşifre edildiği olaylardır. Zira ülkeler barış zamanında geliştirdikleri silah platformları ve silah sistemlerini gizlilikle yürütürken savaş zamanında artık bu silahların yoğun bir şekilde kullanıldığını görürüz. Tabi ki savaşın kendi şartlarında bir istihbarat modalitesi vardır silahların gizlenme yuvaları, askeri manevraların düşmanı şaşırtan mahiyette gizliliğe riayet edilerek yapılması, asker ve mühimmat sevkiyatının gizlenmesi, savaş propagandasının üretilmesi gibi hususlar savaş istihbaratının asli konularıdır. Ama savaş sahasında silah platformları ve silah sistemleri yoğun olarak kullanılırlar, olanca açıklığıyla da gizlemek değil yıkımı artırmak maksatlı bir strateji izlenir. Bu durum, düşman tarafından olduğu kadar savaşın tarafı olmayan devletler tarafından da bir askeri tatbikat ve silah sistemlerinin etkinliğini gerçek verileriyle ölçme, değerlendirme imkanı ortaya çıkarır. Barış zamanlarında savunma sanayii fuarları, müttefikler tarafından yapılan harp oyunları, manevralar, askeri endüstrinin silah denemeleri harp öncesi askeri istihbaratın mutlaka yoğunlaşması gereken alanlardır. (Bunun yanında, yukarıdaki askeri simülasyonlar, Birinci sınıf devletlerin ve orduların askeri manevraları müttefik veya hedef devletlere yönelik olarak bir propaganda niteliği de taşır.) Ancak şunu da ifade etmek gerekir ki, hiçbir manevra ve simülasyon savaşın reel etüdü kadar verimli olamaz; hele bizatihi savaşın bir aktörü olarak silah platformları ve silah sistemlerini kullanmak ya da bunların etkilerine maruz kalmak tecrübe niteliği ve etki analizi açısından biricik mahiyeti haizdir. Bu teorik girişe şu prensibi de ilave temel etmek gerekir; savaşları tekil olaylar ve muharebeler şeklinde değil de bir bütünsellik içinde ele almak gerekir.Mesela İran’ın düşük maliyetli Şahed füzelerinden farklı olmakla birlikte “Asimetrik savaş dehası örneği” denilen 1 Haziran 2023 tarihli Ukrayna’nın Rusya’nın iç kesimlerinde yer alan dört havaalanının pistlerinde bulunan Rusya'nın stratejik bombardıman uçağı filosunun üçte birini imha ettiği “örümcek ağı operasyonu” geleceğin savaşlarına dair önemli ipuçları barındırmaktadır. Rusya’nın Ukrayna’ya yaptığı saldırıların üssü haline gelen Rusya'nın iç kesimlerindeki dört havaalanı saldırıların hedefi olmuştur. Bundan önce de bir havaalanı (Engels Havaalanı) güvenlik gerekçesiyle boşaltılmıştır. Bu saldırılar Rusya'nın iç ve Ukrayna’ya uzak kesimlerinin de güvenli olmadığını göstermiştir (vurulan hava alanlarından biri olan Olenya Hava Üssü Ukrayna’dan 2.000 km uzaklıkta Arktik bölgesinde yer almaktadır. Yine Belaya Hava Üssü Ukrayna’ya 4.000 km uzaklıktaki Irkutsk’ta yer almaktadır. Bu saldırılarda Rusya'nın derinliklerine sokulan ucuz insansız hava araçları paha biçilemez ve kritik önemde Rus stratejik bombardıman uçaklarını imha ermişlerdir. Rus cep telefonu şebekesini kullanan ancak Ukrayna’dan komuta edilen yani radyo ağını kullanarak gürültünün içinde gizlenen tahmini 117 insansız hava aracı, düşük mühimmat yükler, olmasına rağmen devasa stratejik bombardıman uçaklarının ve daha değerli bir radaruçağının yakıt depolarını hedef alarak büyük zayiat verdirmişlerdir, bu hava araçları saldırıları savaşı kazandırmak için yeterli olmamalarına rağmen devam eden savaşta anlamlı fark yaratmışlardır. İngilizler tarafından yer konumlarının sağlandığı tahmin edilen bu saldırılar Rusya’nın iç bölgelerinin de güvenli olmadığını göstermiştir. Ancak bu saldırıların planlaması içinde yer alan komutan ve uzmanların bile böylesi bir saldırının başka varyasyonlarıyla kendilerine karşı yapılabileceğini düşünmemiş olmaları akıl alır gibi değildir. Halbuki Ukrayna tarafından yapılan bu saldırılar takip edecek savaşlar için harika bir asimetrik saldırı modalitesidir. Ve bu işlerin içinde olan herkesin de bildiği gibi Ukrayna Silahlı Kuvvetler Karargahı da hatırı sayılır sayıda Amerikalı, İngiliz ve Fransız askeri ve istihbarat uzmanları yer almaktadır. Savaşın bütünselliğinin dikkate alınmaması, savaşta uygulanan saldırı ve savunma tekniklerinin hasım ve hasımlar tarafından tersine mühendislik ile model alınacağı gerçeğinin ihmal edilmesi büyük maliyetler doğurabilir. Bu açıdan, savaşlardan önce akıllı hasımlar bir taraftan kendi araçlarını geliştirirler iken diğer yandan hasımlarının taktik ve stratejilerini hasımlarından ayrıştırarak alırlar, benimserler ve geliştirirler. 2. Dünya Savaşının Alman panzer ve özellikle de tank birlikleri komutanlarının en fazla referans aldıkları kişinin İngiliz askeri strateji uzmanı ve tarihçisi Sir Basil Liddell Hart (1895- 1970) oluşu bizi şaşırtmamalıdır. Onlar özellikle Guderian gibi komutanlar tank birliklerini taarruz unsurları ve araçları olarak kullanmayı daha da geliştirmişlerdir. Tabi ki bu yararlanma yararlanan tarafın kapasitesi ve yönelimleri ile sınırlıdır. Mesela Nazi komutanlar Liddell Hart’ın taktik düzeydeki fikirlerini almışlar ama strateji düzeyindeki fikirlerini yeterince benimsememişlerdir. Mesela Liddell Hart “Üstün sevk ve idare düşmanın direnişini çarpışmaksızın kırmak demektir. Buna göre komuta etmenin en yüksek şekli düşmanın planlarını bozmaktır” derken Nazi Komutanlığı bunu sürpriz ve hızlı saldırılar (Blitzkrieg) ile gerçekleştirmiştir. Ancak, “Bütün hareket tarzlarını. En kötüsü ise etrafında surlar bulunan şehirleri kuşatmaktır” ilkesine öylesine ters hareket etmişlerdir ki, Savaşta en fazla zaman kaybettikleri ve başarısız oldukları en azından iki tane harekat vardır: Leningrad (08 Eylül 1941- 27 Ocak 1944) ve Stalingrad (23 Ağustos 1942- 02 Şubat 1943) kuşatmaları. Bu iki şehir Ortaçağ Şehirleri gibi şeklen surlarla çevrili değildir. Ama etrafları bir nevi savunma duvarı işlevi gören yapılarla çevrilidir. Özellikle Alman Hava kuvvetlerince bir moloz yığınına dönen Stalingrad’ın her sokağı, her köşesi bir kale burcu olmuştur. Şehrin sadece çevresinde değil, özellikle şehrin içinde gayrı nizami ve nizami kale ve siper savaşları yapılmıştır. Bakü Petrollerine erişmek üzere çıkılan yolda Stalingrad kuşatması öylesine büyük bir zaman kaybıdır ki! Alman 6. Ordusu Stalingrad çevresinde zaman kaybederken Bakü Petrolleri Kızılordunun tanklarının, uçaklarının, zırhlı araçlarının yakıt ihtiyacını % 80 ila % 90 oranında karşılamaya devam etmiştir. Şaşılacak şey şudur, birçok uzman savaşta en etkili strateji ve savaş hilesine ilişkin fikirleri, bilgileri üretmenin üzerinde dururlar. Halbuki önemli olan bu fikirlerin ve bilgilerin üretilmesi kadar bunların politika ve stratejide kabul edilmesidir. Tekrar günümüze dönecek olursa devlet hafızalarında Büyük Savaş tecrübesi olan Amerika ve İngiltere gibi ülkeler Ukrayna - Rusya Savaşında yaşanan tecrübeleri, savaşın değişen yüzünü, yeni etkili harp araçlarını ve kullanım şekillerini gördükleri halde bundan ders almamışlardır. Günümüzde savaşlar hem yeni silah platformları ve sistemlerinin bir nevi gösteri alanları ve sonraki savaşlara hazırlık nevinden gerçek tatbikatlar/ manevraları oluştururlar. Komşumuz Suriye’de yaşanan iç savaş ve başka aktörlerin de katıldığı konvansiyonel savaş birçok askeri ve istihbari yöntemin uygulandığı, birçok yeni silah sisteminin denendiği, bütün savaş araçlarının yeni özgün şartlarda yeniden bir kez daha denendiğini sınama alanına dönmüştür. Suriye Savaşında alınan ve İran’da uygulamaya konulan dersleri geleceğin askeri tarihçileri daha iyi anlatacaklardır. Bu kapsamda ben bazılarına işaret etmek istiyorum: SURİYE VE İRAN DERSLERİ 1. Savaşta hasmınızın ve tabi ki kendinizin üzerine dayandığı nüfus unsurunu doğru değerlendirmeniz gerekir. Mesela Suriye halkı için Nusayrilerden oluşan rejim ve rejim tarafından ezilen Sünni halkın çoğunluğunu oluşturduğu bir halktır, dışarıdan saldırı yapılırsa bu halk isyan edecek denilmiştir. Ancak, bu halk 14 yıl boyunca Rejime isyan etmemiştir. Ancak, savaşın son yıllarında özellikle Suudi Arabistan gibi Arap ülkelerinin desteğiyle bu nüfusa kendisinin ana unsur olacağı başka bir proje uygulanmıştır. Ancak, bu durum savaşın bir tarafı olan Amerikalı uzmanlara ana nüfus unsurunun temel karakteri üzerine fikir vermesi gerekirdi. Hele İran’daki sosyal yapının daha güçlü ideolojik ve genetik bir tutkalı olduğu da düşünülmeliydi. Bu da tam anlaşılmış değildir. 2. Savaşta Suriye tarafından eskimiş Sovyet hava savunma sistemleri etkin bir şekilde kullanılmıştır. Hatta biz de bir uçak kaybettik. Hava savunma sistemlerine daha modern ve sistematik yatırım yapan bir devletin kendini daha etkili bir şekilde savunacağı anlaşılıyordu. Ayrıca Suriye Savaşı sırasında imiş gibi görünen başta Çin olmak üzere bazı büyük devletlerin yeni savunma araçları ve sistemleri geliştirdiği genel olarak bilinmekteydi. Ama bunun hemen uygulamaya döküleceği zamana ilişkin bir netlik bulunmamaktaydı. Daha da önemlisi İran Kırım Savaşı sonrasındaki Rusya gibi Suriye’de ve Lübnan’da aldığı yenilgiden sonra içine dönmüş, bazı ABD rakibi güçlerin de desteğiyle özgün bir savunma ve saldırı modalitesi ve araçları geliştirmeye yoğunlaşmıştı.........
