İnsan soyuna kasteden Epstein’e gönderilen örtü Kisve-i Şerif mi yoksa kötü bir kopya mı
Toplumu sarsan insanlık dışı, vahim iddialarla gündeme gelen Epstein’in ilişkileri tartışılmaya devam ediyor. Tam da böyle bir dönemde, Müslümanları yakından ilgilendiren “Kâbe örtüsü, Epstein’e gönderildi” iddiası yeni bir tartışma başlattı.
Gerçekten de Kâbe’nin üzerine örtülen örtü (Kisve-i Şerif), insanlık dışı iddialarla anılan bir isme… Epstein’e gönderildi mi? Yoksa gönderilen örtüler Kisve-i Şerif’in bir kopyası mı?
Sorular ve şüpheler gündemdeki yerini koruyor.
Bu tartışmaya Mekke tarihi konusunda araştırmalarıyla ve yerinde gözlemleriyle tanınan Yusuf Akbey de katıldı.
“Kâbe Miftahtarlığı ve Beni Şeybe Kabilesi” kitabının yazarı Akbey, tarih boyunca Kisve-i Şerif’in nasıl ve kimler tarafından muhafaza edildiğini örnekleriyle anlatıyor.
Konu edilen örtü parçalarının ise profesyonelce dokunmuş birer replika olduğunu söylüyor ve replika piyasasından belli bir ücret karşılığı teminin edilen kötü birer kopya olduğunu anlatıyor.
İşte, Yusuf Akbey’in, Kisve-i Şerif ve replikalarıyla ilgili tespitleri:
HER YIL KÂBE’NİN ÜZERİNDEN ALINAN KİSVE-İ ŞERİF DEVLET ENVANTERİNE KAYDEDİLİYOR
“Müslümanların Kâbe-i Muazzama’ya yönelik sâfiyâne zihinlerinin böylesine bâtıl hususlarla bulandırılıp istismar edilmesi son derece üzücü bir durum.
Her ne kadar bu tür iddialar Kâbe-i Muazzama’nın değerinden —hiç şüphesiz— bir şey eksiltmeyecek olsa da kutsal kavram ve mekânların yanlış yöntemler üzerinden alelade tartışılması ve dinimizin yüce sembollerinin -hâşa- sıradanlaştırılması tehlikesine binaen meselenin sağduyulu bir biçimde ele alınmasını zaruri kılmıştır.
KÂBE ÖRTÜSÜNÜN MODERN DÖNEMDE MUHAFAZASI
Kâbe’nin miftahdârlık geleneğinin günümüze ulaşan statüsü ve en önemlisi, Kisve-i Şerif’in korunmasındaki devlet protokolü dikkate alındığında:
Epstein’in malikanesine gönderilen örtü parçalarının, Kâbe üzerine örtülmüş orijinal Kisve-i Şerif olması asla mümkün değildir!
Suudi Arabistan ve hususen Mekke’de uzun yıllar yürüttüğüm saha gözlemleri, özellikle Benî Şeybe Ailesi himayesinde Kâbe miftahdârlığı üzerine gerçekleştirdiğim akademik araştırmalar, Kisve-i Şerif’in muhafazası sürecinin son derece titiz, kayıtlı ve kurumsal bir yapı içinde yürütüldüğünü gösteriyor.
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KİSVE-İ ŞERİF
İslam tarihi boyunca Kâbe’nin anahtarlarını muhafaza eden Benî Şeybe Ailesi, bu görevin yanında her yıl değiştirilen Kâbe’nin eski örtüsünü teslim alan ve muhafaza eden ailedir.
Bu gelenek, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Mekke’nin fethi günü sidâne görevini Benî Şeybe Ailesi’ne bıraktığı günden modern dönemlere kadar kesintisiz şekilde devam etti.
Modern dönemde Suudi Arabistan Krallığı, bu tarihî geleneği muhafaza ve teşvik etmekle birlikte, Kisve-i Şerif’in muhafazasını oluşabilecek harici suistimallere karşı daha sistemli bir yapıya kavuşturdu.
Suudi Arabistan Başmüftüsü Şeyh İbrahim tarafından verilen fetvada, Kisve-i Şerîf’in kontrolsüz biçimde dolaşıma girmesinin, onu maddî ve manevî suistimallere açık hâle getireceği açıkça ifade edildi. Bu fetvaya binaen Kral Suûd b. Abdülazîz Âl-i Suûd’un aldığı kararla, Kâbe’den sökülen Kisve-i Şerîf’in doğrudan Krallık zimmetine alınması kararlaştırıldı. Yine aynı fetvada, tarihî gelenek gereği Kisve üzerinde sembolik hakkı bulunan Benî Şeybe Ailesi’nin bu hakkı gözetildi ve bu hakkın karşılığı olarak kendilerine her kisve değişiminde resmî tazminat ödenmesi kararı alındı.
Kisve, böylelikle Suudi Arabistan devletinin doğrudan “zimmet envanteri”ne dahil edildi.
Bu düzenleme ile birlikte:
• Kâbe-i Muazzama’nın eski örtüsü, her yıl Benî Şeybe Ailesi’nden Hâdimü’l-Harameyn veya kendisini vekâleten Mekke Emiri tarafından resmî tutanakla teslim alınıyor. Kâbe’ye asılacak yeni örtü ise Kral veya onu niyabeten Mekke Emiri tarafından Kâbe’ye hediye........
