Aynadaki Yalan (?)
"Savaşta ilk önce gerçekler ölür." Bu sözü ABD'li Senatör Hiram Johnson'un 1917 yılında ABD senatosunda, ülkenin I. Dünya Savaşı'na girmesi üzerine yapılan tartışmalar sırasında kullandığı söylenir. Aslında sürekli gerçeklerin öldüğü bir devri yaşayanlar olarak, adı konulmamış bir savaşın tam göbeğinde değil miyiz? At izi, it izi birbirine karışadursun... Kurt mekanı dağlarda çakallarla tilkiler yarışadursun... Doğrunun bir kaşık suda boğulduğu hakikat... Göreceli bakış açısı denen kaypak terazi işine geldiği gibi tartarken... Her coğrafyada mazlumların sayısı çığ gibi artarken... Nifak tohumları kolayına kolayına kabuğunu yırtarken... Güdücüsüne râm olan kalabalıkların hissizliği ve sessizliği karşısında ürkmek mi gerek? Satın alma gücü denen kapana kısılıp kuyruk sallamak... Saldırganlığından yılıp kuduz köpekleri yallamak... Bed manzarayı, hilafına öykünerek allayıp pullamak... İş midir? Meşreb-i beşer bu kadar geniş midir? İki dakika delikanlı olmak lazım... Gerçeklerle yüzleşmek yorucu, hatta yıkıcı vesselam... Gerçekler bedel ister. Eğilip........
